Erzurum’un Olur ilçesinde HES’in devreye girmesiyle birlikte doğa dengesi bozuldu, yurttaşların yıllarca emek verdiği araziler su altında kaldı.
Suların geri basmasıyla meyve ağaçları kururken, üretim tamamen durdu ve hayvanların otlatılması dahi mümkün olmaktan çıktı.
Çaresiz kalan mahalleli, hem doğanın korunması hem de geçim kaynaklarının yeniden sağlanması için yetkililerden acil çözüm bekliyor.
HES DOĞAL DENGEYİ BOZDU
Erzurum’un Olur ilçesine bağlı Köprübaşı Mahallesi’nde 2022 yılında faaliyete geçen hidroelektrik santrali (HES), bölgede ciddi çevresel tahribata yol açtı. Yurttaşlar, santral sonrası su rejiminin değiştiğini ve Oltu Çayı’nın taşkınlarının kontrolsüz hale geldiğini belirtiyor.
İlkbahar aylarında artan debiyle birlikte geri basan sular, tarım arazilerini su altında bırakırken, ekosistemdeki dengenin de bozulduğu ifade ediliyor.
TARIM VE HAYVANCILIK ÇÖKME NOKTASINDA
Mahalle sakinleri, yaşanan su baskınlarının yalnızca arazileri değil, geçim kaynaklarını da yok ettiğini söylüyor. Meyve ağaçlarının kuruduğu, toprak verimliliğinin düştüğü ve biçilen otların hayvanlar tarafından tüketilmediği dile getiriliyor.
Bahçe sahibi Mehmet Sezgin, yıllardır emek verdikleri arazilerin kullanılamaz hale geldiğini belirterek, yetkililer arasında sorumluluğun birbirine bırakıldığını ifade etti. Bölgedeki beton santralinden yayılan tozun da doğaya ve üretime zarar verdiği vurgulanıyor.
YURTTAŞLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR
Mahalle sakinlerinden Ömer Yalçın, HES’in faaliyete geçmesiyle birlikte suların geri basmaya başladığını ve yaklaşık dört yıldır üretim yapamadıklarını söyledi. Hayvanlarını otlatamadıklarını ve çocuklar için de güvenlik riski oluştuğunu belirten Yalçın, çözüm bulunmaması halinde hukuki süreci başlatacaklarını dile getirdi.
KALICI ADIM TALEBİ
Mahallede daha önce set yapılması veya kamulaştırma için girişimlerde bulunulduğu, ancak somut bir adım atılmadığı ifade ediliyor. Yıllardır aynı sorunu yaşayan yurttaşlar, her selde emeklerinin yok olduğunu belirtiyor.
Mahalle sakinleri, çevresel tahribatın durdurulması ve mağduriyetlerinin giderilmesi için dere ıslahı, koruyucu setler ya da kamulaştırma gibi kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesini istiyor.