Halep'te İşler!

Ali ihsan ALINAK

Mimar Ali ihsan Alınak, Halep'te başlayan ve tekrar eden sahnelerin, Ortadoğu'da yanlış okunan dengelerin ve kalıcılaşamayan siyasal aklın kaçınılmaz sonuçlarını hatırlatıyor.

İşte o yazı..

Halep’te yaşananlar askeri bir çatışmadan çok, sahayı okuyamayan siyasetin biriken stratejik hatalarını ve kaçırılan tarihsel fırsatları açığa çıkarıyor.

HALEP'TE İŞLER!

Halep'te yaşananlar, artık basit taktik hesapların ötesine geçen, çok daha derin ve yapısal bir tabloyu ortaya koyuyor. Sahadaki tablo, yalnızca askeri bir denge değişimini değil, aynı zamanda siyasal aklın sınırlarına dayanmış bir süreci de işaret ediyor.

Siyasetin bugün içine düştüğü çıkmaz, büyük ölçüde sahayı doğru okuyamamakla açıklanabilir. Bu tespit sert gelebilir ama haksız sayılmaz. Çünkü yaşananlar, öngörü eksikliğinin ve yanlış pozisyon almanın bedelinin nasıl ağır ödendiğini bir kez daha gösteriyor. 

KAÇIRILAN TARİHSEL ANLAR 

Uluslararası düzenekler, konjonktürel fırsatlar ve "tarihsel an" olarak sunulan kırılma noktaları, geçmişte defalarca Kürtler için umut olarak işaret edildi. Ancak bu eşiklerden fayda sağlayanlar neredeyse hiçbir zaman Kürtler olmadı. Her kritik anda, süreci bozan, ivmeyi tersine çeviren bir "takoz" devreye girdi; ilerleyiş ya yavaşlatıldı ya da tamamen durduruldu.

Bugün çok kutuplu olduğu iddia edilen dünyanın fiiliyatta tek merkeze doğru evrildiği bir süreçteyiz. ABD ile geliştirilen ittifakın ise derinlikten ve stratejik süreklilikten yoksun olduğu bir kez daha açığa çıktı. Bu ilişkinin taktik düzeyin ötesine geçemediği, kalıcı bir güven zemini üretmediği artık inkâr edilemez bir gerçek.

ORTADOĞU'NUN DEĞİŞMEYEN GERÇEĞİ 

Suriye özelinde kurulan ilişkiler ise Ortadoğu’nun değişmeyen hakikati içinde her zaman temkinle ele alınması gereken bir alandır. Bu coğrafyada ittifaklar kalıcı değil, çıkar odaklıdır. Dengeler hızla değişir; dün verilen sözler, bugün rahatlıkla geçersiz kılınabilir.

Anlık kazanımları mutlak zafer olarak gören, rasyonellikten uzak siyasal tutumların bedeli ise çoğu zaman ağır olur. Bu bedel, imha ile sonuçlanan kayıplarla ödenir. Bir dönem "can siperane fedailik" olarak yüceltilen pratikler, bugün sosyal medya akışlarında ve ajans bültenlerinde birkaç satırlık birer habere indirgenmiş durumda.

HALEP'TEKİ ÇATIŞMANIN TANIDIK GÖRÜNTÜLERİ 

Halep'te asayiş güçleri ile Şam hükümeti arasındaki çatışmalar, maalesef yıllar önce yaşanan çatışma/operasyonların görüntülerini hatırlatır hale geldi. Emekle, fedakarlıkla inşa edilmiş yurtsever kadrolar çaresizce katledildi; siyasal irade ise bu tablo karşısında etkisiz kaldı.

Gelinen noktada "anlaştık" söylemi, bir stratejik manevra olmaktan çok, kayıp ritüeline dönüştü. Stratejik geri çekilmeleri anlamak mümkündür; ancak, zora dayalı çıkarılma/çekilmeyi perdeleyerek sunmak, siyasetin kendisini körleştirmektir.

Bu stratejik kusur devam ettiği sürece, farklı zeminlerde yeni ödünler ve daha ağır kayıplar kaçınılmaz olacaktır.

12 Ocak 2026 | İstanbul