DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Öcalan’ın iletişim koşullarına ilişkin tartışmalara değinerek daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini söyledi.
Doğan, siyasi tartışmalarda yeni bir dil kurulması gerektiğini vurgulayarak, sürecin şeffaf ve kapsayıcı şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
İktidarın söylemini eleştiren Doğan, sorunların ertelenmeden açık şekilde konuşulmasının önemine dikkat çekti.
DEM PARTİ’DEN ÖCALAN VE SİYASİ SÜREÇ AÇIKLAMASI
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Doğan, Abdullah Öcalan’ın çalışma ve iletişim koşullarına ilişkin tartışmalara değinerek, daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini ifade etti.
“SORUNLARI ERTELEMEK ÇÖZÜM GETİRMİYOR”
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in MYK sonrası yaptığı açıklamaları değerlendiren Doğan, siyasi dilin değişmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut yaklaşımın sorunların çözümüne katkı sunmadığını belirten Doğan, kamuoyunun yalnızca neyin yapılmadığını değil, ne yapılacağının da açık biçimde ortaya konulmasını beklediğini dile getirdi.
Doğan, tüm siyasi partilerin sürece dair daha şeffaf ve açık bir iletişim yürütmesi gerektiğini belirterek, taleplerin ve beklentilerin duyulmasının önemine dikkat çekti. Sorunların ötelenmesinin çözüm üretmediğini ifade eden Doğan, bu başlıkların doğrudan ele alınması gerektiğini söyledi.
“İLETİŞİM KOŞULLARI GENİŞ BİR PERSPEKTİFLE ELE ALINMALI”
Adalet Bakanlığı’nın olası idari düzenlemelerine ilişkin tartışmalara da değinen Doğan, Öcalan’ın çalışma ve iletişim koşullarının yalnızca fiziki bir yapı tartışmasına indirgenmemesi gerektiğini ifade etti.
Bu konunun daha geniş bir siyasal ve toplumsal bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, İmralı’daki uygulamaların uzun süredir Kürt meselesine yaklaşımın bir yansıması haline geldiğini söyledi. Doğan, sürecin barış ve demokratik toplum hedefleri doğrultusunda ele alınmasının önemine işaret etti.
Ayrıca bu konuda teknik detaylara ilişkin açıklamaların ilgili bakanlık tarafından yapılması gerektiğini belirten Doğan, iletişim kanallarının nasıl oluşturulacağına dair somut adımların kamuoyuyla paylaşılmasının önemli olduğunu dile getirdi.
“DAR SİYASİ YAKLAŞIMLARLA ÇÖZÜM MÜMKÜN DEĞİL”
Doğan, tartışmaların dar bir çerçevede yürütülmesinin çözüm üretmediğini ifade ederek, daha kapsayıcı bir yaklaşımın gerekliliğine dikkat çekti. Konunun geniş bir perspektifle ele alınması halinde mevcut başlıkların daha kolay çözülebileceğini belirten Doğan, siyaset kurumunun bu sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini söyledi.
“DEMOKRATİK SİYASET ALANI GENİŞLETİLMELİ”
Açıklamasında demokratik siyaset vurgusu yapan Doğan, geçmişten bugüne uzanan birçok başlığın açık şekilde tartışılması gerektiğini dile getirdi. Yurt dışından dönüşler, silah bırakma süreçleri ve demokratik siyaset taleplerinin konuşulmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Doğan, bu konuların dünya örneklerinde de benzer şekilde ele alındığını hatırlattı.
Toplumsal uzlaşının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, demokratik mücadele alanının genişletilmesiyle sürecin ilerleyebileceğini belirtti.
“TOPLUMSAL GÜVEN ZEDELENMEMELİ”
Sürecin hassasiyetine dikkat çeken Doğan, kullanılan dilin toplumsal güven üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Açıklama ve değerlendirmelerde daha dikkatli olunması gerektiğini belirten Doğan, süreci olumsuz etkileyebilecek söylemlerden kaçınılması çağrısında bulundu.
Doğan, mevcut dönemin kritik bir eşik olduğuna işaret ederek, tüm tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.