DEM Parti’nin Kars’ta düzenlediği kadın buluşmasında barış süreci ve demokratikleşme tartışıldı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Ortadoğu’daki savaş iklimi ile Türkiye’deki toplumsal barış ihtiyacına dikkat çekti.
DEM Parti Kadın Meclisi tarafından Kars’ta “Barış ve Demokratik Toplum” buluşması gerçekleştirildi.
KADIN BULUŞMASI
PolitiKARS’ın MA’dan derlediği bilgilere göre; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kars Kadın Meclisi tarafından Kars’ta “Barış ve Demokratik Toplum İçin Kadın Buluşması” etkinliği düzenlendi.
Buluşmada konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Türkiye’deki barış süreci, Kürt sorununun çözümü, kadın hakları ve Ortadoğu’daki çatışma ortamına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Hatimoğulları, Ortadoğu coğrafyasının uzun yıllardır savaşlar ve çatışmalar nedeniyle ağır bedeller ödediğini belirterek, barışın yalnızca Türkiye için değil bölge halklarının geleceği açısından da yaşamsal önemde olduğunu söyledi. Farklı halkların ve inançların bir arada yaşam kültürünü güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın bölgesel düzeyde yeni bir demokratik zeminin kurulması açısından önemli olduğunu dile getirdi.
ORTADOĞU’DA SAVAŞ VE KADINLARIN YAŞADIKLARI
Ortadoğu’da savaşların en ağır sonuçlarını kadınların yaşadığını belirten Hatimoğulları, Ezidi kadınlardan Afgan kadınlara kadar çok sayıda örneğin insanlık açısından utanç verici bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti. Kadınların kaçırılması, köle pazarlarında satılması ve şiddetin sistematik hale gelmesinin bölgedeki savaş politikalarının sonucu olduğunu kaydeden Hatimoğulları, uluslararası kadın dayanışmasının bu tabloya karşı önemli bir mücadele zemini yarattığını söyledi.
Geçtiğimiz yıl Irak Federe Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) sınırları içerisindeki Süleymaniye kentinde düzenlenen kadın konferansına değinen Hatimoğulları, Afgan kadınların yüzlerine taktıkları alçı maskelerle özgürlük ve yaşam hakkı taleplerini görünür kıldığını anlattı. Hatimoğulları, farklı ülkelerden kadınların ortak mücadele etmesinin barış arayışını güçlendirdiğini belirtti.
BARIŞ SÜRECİNE İLİŞKİN “SOMUT ADIM” VURGUSU
Türkiye’de Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme tartışmalarına da değinen Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı sonrası başlayan sürecin toplumda önemli bir beklenti yarattığını ifade etti. Abdullah Öcalan’ın geçen yıl yaptığı çağrının ardından parlamentoda kurulan komisyonun çeşitli çözüm önerileri içeren bir rapor hazırladığını hatırlatan Hatimoğulları, kamuoyunun yasal ve siyasi düzenlemeler beklediğini söyledi.
Süreçte yaşanan tıkanıklıklara dikkat çeken Hatimoğulları, özellikle kadınların bu tıkanıklığın aşılması için daha fazla sorumluluk üstlenmeye çalıştığını belirtti. Sürecin uzamasının toplumsal desteği olumsuz etkilediğini söyleyen Hatimoğulları, “Bu süreç uzadıkça sürecin olumlu sonuçlanacağına dair inançta zayıflamalar ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“TOPLUMSAL DESTEK YÜKSEK AMA GÜVEN AZALIYOR”
Toplumun geniş kesimlerinin barış talebini sürdürdüğünü ifade eden Hatimoğulları, siyasi iktidarın henüz yeterli somut adım atmadığını savundu. Barış sürecini “tek kanatla uçmaya çalışan kuş” benzetmesiyle değerlendiren Hatimoğulları, yalnızca çağrıların yeterli olmadığını, devletin ve iktidarın da sürece dair cesur ve hukuki adımlar atması gerektiğini kaydetti.
Kadın buluşmalarını toplumsal barış umudunu büyütmenin bir aracı olarak gördüklerini söyleyen Hatimoğulları, Türkiye’de onurlu bir barışın sağlanmasının demokratikleşmeyi ve toplumsal huzuru güçlendireceğini ifade etti.
“KADIN CİNAYETLERİ SAVAŞ BİLANÇOSUNU ANDIRIYOR”
Savaş ve çatışma ortamlarının toplumsal şiddeti derinleştirdiğini belirten Hatimoğulları, özellikle kadınlara yönelik şiddette ciddi artış yaşandığını söyledi. Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çeken Hatimoğulları, yalnızca nisan ayında çok sayıda kadının yaşamını yitirdiğini belirterek, ortaya çıkan tablonun “savaş bilançosunu andırdığını” dile getirdi.
Kadınların tarihsel olarak erkek egemen sistem nedeniyle baskı, şiddet ve sömürüyle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Hatimoğulları, toplumsal barışın kadınların yaşam hakkı mücadelesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
GÜLİSTAN DOKU VE ADALET ÇAĞRISI
Dersim’de (Tunceli) kaybolan Gülistan Doku dosyasına da değinen Hatimoğulları, olayın Türkiye’de aydınlatılamayan birçok kadın vakasının sembollerinden biri haline geldiğini ifade etti. Gençlerin ve kadınların çeşitli suç ağları üzerinden hedef haline getirildiğini savunan Hatimoğulları, Gülistan Doku dosyasının tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.
Rojhilat Kızmaz ve Rojin Kabaş’a ilişkin süreçlerin de aydınlatılması çağrısında bulunan Hatimoğulları, kadın hareketinin adalet talebini sürdürdüğünü belirtti.
BARIŞ ANNELERİ’NİN ANKARA TEMASLARI
Konuşmasının sonunda Barış Anneleri’nin Ankara’da gerçekleştirdiği siyasi parti ziyaretlerine değinen Hatimoğulları, annelerin Cumhur İttifakı ve muhalefet partileriyle görüşerek barış talebini dile getirdiğini aktardı.
Siyasi parti liderlerine iğne oyası işlenmiş beyaz tülbentler hediye edildiğini söyleyen Hatimoğulları, barışın da bir iğne oyası gibi sabırla ve emekle örülmesi gerektiğini ifade etti. Kadınların yaşamın her alanında olduğu gibi barışın inşasında da belirleyici rol üstleneceğini kaydeden Hatimoğulları, mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini söyledi.