Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye'deki gelişmeler ve Türkiye'deki çözüm sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bakırhan, süreçte ciddi bir kırılma ve güven krizi yaşandığını belirterek, bunun sorumlusunun iktidarın tercihleri olduğunu ifade etti.
SÜREÇTE KIRILMA VE GÜVEN KRİZİ
PolitiKARS’ın haber sitelerinden derlediği bilgilere göre; Bakırhan, Yeni Yaşam gazetesinden Hüseyin Kalkan'ın sorularını yanıtlarken, Suriye'nin Halep kentine yönelik saldırıların Türkiye'deki süreci sabote ettiğini ve toplumda güvensizliği derinleştirdiğini vurguladı.
"Süreç devam ediyor. Ama, süreçte bir kırılma ve güven krizi var. Ve bu kırılmanın sorumlusu bizatihi iktidarın tercihleridir" diyen Bakırhan, iktidarın süreç başladığından bu yana komisyon çalışmaları dışında somut bir adım atmadığını ileri sürdü.
İKTİDAR TEK BİR SOMUT ADIM ATMADI
DEM Parti Eş Genel Başkanı, "Toplumun taleplerini gören, destekleyen bir girişimde bulunmadı. Bunun yerine tüm enerjisini Kuzey ve Doğu Suriye’ye ayırdı" ifadelerini kullandı. Bakırhan, iktidarın Suriye politikasıyla hem bölgesel barışa hem de Türkiye'deki çözüm sürecine zarar verdiğini savundu.
İMRALI GÖRÜŞMELERİ VE TUTANAK TARTIŞMASI
Yayımlanan İmralı görüşme tutanaklarına ilişkin değerlendirmede bulunan Bakırhan, "Tutanak dediğiniz şey yorumla, seçmeyle, montajla paylaşılmaz. Tutanak olduğu gibi aktarılır. Aksi, hakikati boğmaktır" dedi.
Bakırhan, İmralı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Abdullah Öcalan ile görüşmelerin daha sık ve düzenli yapılması gerektiğinin altını çizerek, "Bu tarihi süreç, böylesi bir iletişim stratejisi ile ağır aksak gitmektedir. Bizim zaman kaybetme lüksümüz yoktur" diye konuştu.
HALEP SALDIRISI VE SONUÇLARI
Bakırhan, Halep saldırısının sürece yönelik bir sabotaj olduğunu tekrarlayarak, toplumda güvensizliğin derinleştiğini belirtti. "Sayın Öcalan, Suriye konusunda çözüme katkı sunabilecek perspektifini, önerilerini defalarca ortaya koydu. Dinlemediler" ifadelerini kullandı.
ROJAVA ABLUKASI VE İNSANİ KRİZ
Rojava'ya uygulanan ablukanın sonuçlarına değinen Bakırhan, bölgede ciddi bir insani kriz yaşandığını aktardı. "Kobani başta olmak üzere Rojava kuşatma altında. Elektrik yok, su yok. Çocuklar soğuktan ölüyor. Gıda ve ilaç krizi had safhada" diyen Bakırhan, yerel yönetimler öncülüğünde yüzlerce TIR yardım malzemesinin hazır bekletildiğini kaydetti.
Bakırhan, iktidarla Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarının açılması için görüştüklerini, henüz sonuç alamadıklarını ancak ısrarla çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
DEMOKRATİK TEPKİ, SİYASİ ÇÖZÜM VE İNSANİ YARDIM ÇALIŞMALARI
DEM Parti'nin Halep saldırısından sonra kurduğu kriz masası kapsamında üç alanda yoğun çalışma yürüttüğünü açıklayan Bakırhan, bu alanları şöyle sıraladı:
"Birincisi, demokratik tepkidir. İkincisi, siyasi çözümdür. Üçüncüsü, acil insani yardımdır."
SÜRECİN İVME KAZANMASI İÇİN GEREKLİ ADIMLAR
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin hızlandırılması gereken bir dönemde olduğumuzu ifade eden Bakırhan, şu adımların atılması gerektiğini vurguladı:
"Kürt meselesini siyasi ve hukuki zemine çekecek adımlar atılmalı. Kürt olgusu tüm boyutlarıyla Cumhuriyetin yasallığına dahil edilmeli. Sayın Öcalan ile daha sık, her kesim ile görüşebileceği, sesini topluma duyuracağı sağlıklı diyalog zemininin açılması gerekir."
Bakırhan, Meclis'teki ortak raporun güçlü ve toplumsal beklentileri karşılayacak içerikte olmasının hayati önem taşıdığını belirterek, yargının siyasallaşmasına son verilmesi ve siyasi tutsaklar, seçilmişler ile muhalefet üzerindeki baskının kalkması gerektiğini sözlerine ekledi.