MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya kaldığı maliyetleri, belediyelerdeki soruşturmaları ve fon piyasasını değerlendirdi.
Bahçeli, belediyelerdeki soruşturmalar kapsamında ortaya çıkacak kamu zararının belirlenmesi ve geri alınarak emekliler ile dar gelirliye aktarılması çağrısında bulundu.
Fon soruşturmasında ise finansal sistemde güven ve denetimin önemine dikkat çeken Bahçeli, piyasa bozucu işlemlere karşı yapısal tedbirler istedi.
EKONOMİK MALİYETLERE DİKKAT ÇEKTİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı açıklamasında Türkiye’nin son yıllarda karşı karşıya kaldığı ekonomik ve jeopolitik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
PolitiKARS’ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; Bahçeli, savaşlar, ekonomik yaptırımlar, depremler, göç ve diğer jeopolitik risklerin Türkiye ekonomisi üzerinde maliyet oluşturduğunu belirtti. 40 yılı aşkın süredir devam eden PKK ile mücadelenin ekonomik maliyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle 2,3 trilyon dolar olduğunu savunan Bahçeli, 6 Şubat depremlerinin maliyetinin ise 110 milyar doları aştığını ifade etti.
— MHP (@MHP_Bilgi) October 3, 2026
Bahçeli ayrıca ABD-İsrail-İran savaşı, Ukrayna-Rusya Savaşı ve küresel petrol arzındaki gelişmelerin enflasyon, enerji maliyetleri, dış ticaret ve finansal piyasalar üzerinde etkiler oluşturduğunu belirtti.
TÜRKİYE EKONOMİSİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Türkiye’nin tüm bu gelişmelere rağmen milli gelirini 1,7 trilyon dolara, kişi başına düşen milli geliri ise 18 bin dolara çıkardığını belirten Bahçeli, düşük işsizlik, yüksek ihracat kapasitesi, cari açık ve bütçe dengesi gibi başlıklara dikkat çekti.
Bahçeli, bununla birlikte emekliler, çiftçiler, esnaf ve çalışanlar başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin sorunlarının bulunduğunu ve bunların giderilmesi gerektiğini ifade etti.
BELEDİYELERDEKİ SORUŞTURMALARA DEĞİNDİ
Açıklamasında belediyelerde yürütülen soruşturmalara da geniş yer veren Bahçeli, son iki yılda çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütüldüğünü söyledi.
Bahçeli, devam eden dava ve soruşturmalarda yer alan iddiaların yargı süreçleri tamamlanmadan kesinleşmiş suç olarak değerlendirilemeyeceğini belirten bir çerçeve içinde, kamu zararının ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.
KAMU ZARARININ GERİ ALINMASINI İSTEDİ
Bahçeli, belediyelerdeki soruşturmaların mali boyutunun da kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti.
Yargı kararları, Sayıştay ve ilgili denetim kurumlarının tespitleriyle kamu zararının ortaya konulmasını isteyen Bahçeli, tespit edilen zararın geri alınarak emekliler ile dar ve sabit gelirli yurttaşların refahı için kullanılması gerektiğini savundu.
FON SORUŞTURMASINDA “GÜVEN” VURGUSU
Bahçeli, son dönemde gündeme gelen fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde ise finansal sistemde güven ve denetimin önemine dikkat çekti.
Fon piyasasındaki gelişmelerin dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlal ederek piyasayı manipüle ettiği yönünde olduğunu savunan Bahçeli, devlet kurumlarının sürece müdahil olduğunu ve mağduriyetlerin giderilmesi için yol haritası oluşturulduğunu belirtti.
Bahçeli, finansal piyasalardaki bir manipülasyon iddiasının yalnızca yatırımcıların kayıplarıyla sınırlı kalmayacağını, piyasalara ve kurumlara duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.
DENETİM MEKANİZMALARININ GÜÇLENDİRİLMESİNİ İSTEDİ
Türkiye’de yaşanan sorunların kurallardan çok uygulamadan kaynaklandığını savunan Bahçeli, gözetim ve denetimdeki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi.
Yatırımcıların güven duyacağı finansal sistemin kurulması için hukuki, idari ve yapısal tedbirler alınması çağrısında bulunan Bahçeli, piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi suçların bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.
“TEMİZ SİYASET” VURGUSU
Bahçeli açıklamasının son bölümünde yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı ve kuralların ihlali iddialarına ilişkin genel yaklaşımını da ortaya koydu.
Her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun, suç iddiasının hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirten Bahçeli, kişi veya kişilerin kimliğine bakılmaksızın hukuki süreçlerin işletilmesi gerektiğini söyledi.
Bahçeli, “temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum” hedefinin ahlak, adalet, liyakat, hakkaniyet ve hesap verebilirlik temelinde bir reform programına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.