İran’ın Erzurum Başkonsolosluğu’nda, ABD ve İsrail’in saldırılarında hayatını kaybedenler için taziye defteri açıldı.
Başkonsolosluk binasında oluşturulan özel bölümde açılan defter, kentte yaşayan yurttaşların ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun ilgisini gördü.
Ziyaretçiler, deftere duygularını ve dayanışma mesajlarını yazarken, İran halkının yaşadığı acıyı paylaştıklarını ifade ettiler. Erzurum’daki bu buluşma, bölgedeki diplomatik ilişkilerin insani boyutunu da gözler önüne serdi.
“DOST VE KARDEŞ ÜLKE İRAN’IN ACISINI PAYLAŞIYORUZ”
ER-VAK Başkanı Erdal Güzel, beraberindeki heyetle birlikte Başkonsolos Alibeman Eghbali Zarch’ı ziyaret ederek taziyelerini iletti. Güzel, yaptığı konuşmada İran halkının yaşadığı acının Türkiye’de de derinden hissedildiğini belirtti. “Dost ve kardeş ülke İran halkının acısını yürekten paylaşıyoruz. Aynı inanç ve coğrafyayı paylaştığımız İran’a emperyalistler tarafından yapılan saldırıları kınıyoruz. Kurtuluş Savaşı vermiş bir milletin evlatları olarak onları anlıyoruz ve duygularını paylaşıyoruz. Vefat edenlere rahmet diliyoruz” sözleriyle hem tarihi bağlara hem de ortak kültürel değerlere vurgu yaptı. Bu açıklama, iki ülke arasındaki kardeşlik ve dayanışma ruhunu bir kez daha ortaya koydu.
BAŞKONSOLOSLUK’TAN TEŞEKKÜR
Taziyeleri kabul eden Erzurum Başkonsolosu Alibeman Eghbali Zarch, gösterilen destekten dolayı teşekkürlerini dile getirdi. Zarch, Türkiye’nin duruşunun İran halkı için büyük anlam taşıdığını vurgulayarak, “Bu dayanışma, halkımız adına çok kıymetli. Türkiye’nin desteğini her zaman yanımızda hissediyoruz” dedi. Başkonsolos, deftere yazılan mesajların yalnızca birer taziye değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki dostluğun somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. Ziyaretin, diplomatik ilişkilerin ötesinde insani bir bağ kurduğunu belirten Zarch, Erzurum halkının gösterdiği duyarlılığın İran’da da takdirle karşılanacağını söyledi.
İNSANİ VE DİPLOMATİK MESAJ
Erzurum’daki taziye defteri, yalnızca bir anma geleneği değil, aynı zamanda bölgesel dayanışmanın güçlü bir simgesi olarak öne çıktı. Kentteki sivil toplum kuruluşlarının ve yurttaşların katılımı, iki ülke arasındaki tarihi bağların günümüzde de canlı olduğunu gösterdi. Bu buluşma, saldırılarda hayatını kaybedenlerin hatırasını yaşatırken, aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel barış ve dayanışma konusundaki tutumunu da ortaya koydu.