Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran arasında aylardır sürdürülen diplomatik temasların ardından hazırlanan İslamabad Mutabakatı’nın taraflarca elektronik ortamda imzalandığını açıkladı.
Mutabakatın içeriğinde ateşkesten yaptırımların kaldırılmasına, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasından İran’ın nükleer programına kadar bölgesel ve küresel etkileri olabilecek kritik başlıklar yer alıyor.
Tarafların en geç 60 gün içinde nihai anlaşmaya ulaşması hedeflenirken, kamuoyuna yansıyan 14 maddelik taslak Ortadoğu’da yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
İSLAMABAD MUTABAKATI RESMEN DUYURULDU
Ortadoğu’da son dönemin en dikkat çekici diplomatik gelişmelerinden biri olarak değerlendirilen ABD-İran mutabakatı, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in açıklamalarıyla yeni bir aşamaya geçti. Şerif, “İslamabad Mutabakat Anlaşması” olarak adlandırılan metnin ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından elektronik ortamda imzalandığını duyurdu.
Şerif, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte tarafların sahadaki gerilimi düşürmeye yönelik adımlar atacağını belirterek, ilk aşamada Hürmüz Boğazı’nın yeniden ticari geçişlere açılacağını ve ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırmaya başlayacağını açıkladı.
Açıklamasında Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır başta olmak üzere diplomatik sürece katkı sunduğu belirtilen ülkelere teşekkür eden Şerif, anlaşmanın yalnızca iki ülke arasında değil, tüm bölge açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini ifade etti.
MUTABAKATIN MERKEZİNDE ATEŞKES VE NORMALLEŞME VAR
Kamuoyuna yansıyan taslak metne göre mutabakatın ilk hedefi, İran ile ABD arasında doğrudan veya dolaylı şekilde devam eden askeri gerilimlerin sona erdirilmesi.
Tarafların, Lübnan dahil olmak üzere mevcut çatışma alanlarında askeri operasyonları durdurmayı ve birbirlerine karşı yeni bir savaş ya da askeri girişimde bulunmamayı taahhüt ettiği belirtiliyor. Taslak aynı zamanda tarafların birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesini de öngörüyor.
Anlaşmada ayrıca nihai mutabakatın hazırlanması için 60 günlük bir müzakere süreci tanımlanıyor. Bu süre içinde hem siyasi hem de teknik başlıklarda kapsamlı görüşmeler yürütülmesi planlanıyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE ENERJİ PİYASALARI
Taslağın en dikkat çeken bölümlerinden biri Hürmüz Boğazı’na ilişkin hükümler oldu.
Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılması, enerji piyasaları açısından kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Taslağa göre İran, boğazdaki ticari geçişlerin güvenli şekilde yeniden başlaması için gerekli düzenlemeleri yapacak. Teknik ve askeri engellerin kaldırılmasıyla birlikte gemi trafiğinin en geç 30 gün içinde savaş öncesindeki seviyelere dönmesi hedefleniyor.
ABD’nin ise eş zamanlı olarak deniz ablukasını kaldırmaya başlayacağı ve İran sınırları yakınındaki askeri unsurlarını geri çekmeyi değerlendireceği belirtiliyor.
300 MİLYAR DOLARLIK EKONOMİK PAKET
Mutabakatın ekonomik boyutu da dikkat çekiyor.
Taslakta ABD’nin bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık finansman içeren bir plan hazırlamayı kabul ettiği belirtiliyor.
Söz konusu planın ayrıntılarının nihai anlaşma sürecinde netleşeceği ifade edilirken, yatırım, ticaret, enerji ve altyapı projelerinin bu kapsamda değerlendirileceği kaydediliyor.
YAPTIRIMLAR VE DONDURULMUŞ FONLAR
Anlaşmanın en kritik başlıklarından biri de İran’a yönelik yaptırımların geleceği.
Taslağa göre ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararları ve tek taraflı yaptırımlar dahil olmak üzere İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasını içeren bir takvim üzerinde çalışmayı kabul ediyor.
Bunun yanında İran’a ait dondurulmuş veya erişimi sınırlandırılmış fonların serbest bırakılması ve kullanımına izin verilmesi de mutabakatın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
NÜKLEER PROGRAMDA YENİ DÖNEM
Mutabakatın uluslararası kamuoyunda en çok dikkat çeken bölümü ise İran’ın nükleer programına ilişkin hükümler oldu.
Taslakta İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğini ve edinmeyeceğini yeniden teyit ettiği belirtiliyor.
Buna karşılık tarafların, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği ve İran’ın sivil nükleer ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı konusunda yeni bir çerçeve üzerinde çalışacağı ifade ediliyor.
PolitiKARS’ın haber kaynakları ve ajanslardan derlediği bilgilere göre; mutabakatın nihai anlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceği önümüzdeki 60 günlük müzakere sürecinde netleşecek. Ancak açıklanan taslak metin, tarafların bugüne kadar kamuoyuna açıkladığı en kapsamlı diplomatik çerçeve olarak dikkat çekiyor.
AJANSLARA YANSIYAN ŞEKLİYLE… İŞTE MADDE MADDE İSLAMABAD MUTABAKATI
1- ABD ile İran ve mevcut çatışmalardaki müttefikleri, mutabakatın imzalanmasıyla birlikte Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı biçimde sona erdiğini ilan edecek. Taraflar birbirlerine karşı güç kullanmayacaklarını, savaş başlatmayacaklarını ve güç kullanma tehdidinde bulunmayacaklarını taahhüt edecek.
2- ABD ve İran, birbirlerinin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve siyasi bağımsızlığına saygı göstermeyi, iç işlerine müdahale etmemeyi kabul edecek.
3- Taraflar, en geç 60 gün içerisinde nihai anlaşmayı müzakere ederek sonuçlandırmayı hedefleyecek. Süre, karşılıklı mutabakatla uzatılabilecek.
4- Mutabakatın yürürlüğe girmesiyle ABD, İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırmaya başlayacak ve bu süreci en geç 30 gün içerisinde tamamlayacak. ABD ayrıca nihai anlaşmanın ardından İran sınırları yakınındaki askeri unsurlarını geri çekmeyi taahhüt edecek.
5- İran, ticari gemilerin İran Körfezi ile Umman Denizi arasında güvenli ve kesintisiz şekilde geçiş yapabilmesi için gerekli düzenlemeleri hayata geçirecek. Hürmüz Boğazı’nda mayın temizliği ve teknik çalışmalar tamamlanarak deniz trafiğinin savaş öncesi seviyeye dönmesi sağlanacak.
6- ABD ve bölgesel ortakları, İran’ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması amacıyla en az 300 milyar dolarlık yatırım ve finansman planı hazırlayacak. Planın ayrıntıları nihai anlaşma kapsamında netleştirilecek.
7- ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararları ve tek taraflı yaptırımlar dahil olmak üzere İran’a yönelik tüm yaptırımların belirli bir takvim çerçevesinde kaldırılmasını müzakere etmeyi kabul edecek.
8- İran, nükleer silah üretmeyeceğini ve edinmeyeceğini yeniden teyit edecek. Taraflar, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği konusunda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde yeni bir mekanizma oluşturacak.
9- Nihai anlaşma imzalanıncaya kadar mevcut durum korunacak. İran nükleer faaliyetlerinde yeni bir genişlemeye gitmeyecek, ABD ise yeni yaptırımlar uygulamayacak ve bölgedeki askeri varlığını artırmayacak.
10- ABD Hazine Bakanlığı, yaptırımlar tamamen kaldırılıncaya kadar İran petrolü, petrokimya ürünleri, nakliye, sigortacılık ve bankacılık işlemleri için özel muafiyetler sağlayacak.
11- İran’a ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fonlar kullanıma açılacak. Bu kaynakların kullanımı konusunda taraflar ortak mekanizma oluşturacak ve gerekli lisanslar ABD tarafından verilecek.
12- Mutabakatın uygulanmasını ve ilerleyen süreçte nihai anlaşmaya uyulup uyulmadığını denetlemek amacıyla ortak bir yürütme ve izleme mekanizması kurulacak.
13- Mutabakatın imzalanmasının ardından özellikle ateşkes, deniz trafiği, ekonomik muafiyetler ve fonların serbest bırakılmasına ilişkin maddeler derhal uygulanmaya başlanacak. Diğer başlıklara ilişkin müzakereler eş zamanlı yürütülecek.
14- Taraflar arasında varılacak nihai anlaşmanın, bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla uluslararası güvence altına alınması hedeflenecek.
Mutabakatın resmi imza töreninin İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında gerçekleştirilmesi beklenirken, anlaşmanın bölgesel güvenlik, enerji piyasaları ve uluslararası diplomasi açısından nasıl sonuçlar doğuracağı önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacak.