33 Yıllık Bir Hafıza ve Adalet Mücadelesi.. Yeter Gültekin Hayatını Kaybetti!

Sivas Madımak Katliamı’nda eşi Hasret Gültekin’i kaybeden ve 33 yıldır adalet mücadelesinin simge isimlerinden biri olan Yeter Gültekin, kanser nedeniyle 62 yaşında yaşamını yitirdi. 

Sivas Madımak Katliamı’nda eşi Hasret Gültekin’i kaybeden ve 33 yıldır adalet mücadelesinin simge isimlerinden biri olan Yeter Gültekin, kanser nedeniyle 62 yaşında yaşamını yitirdi. 

Gültekin, sürgün, göç ve hafıza arasında geçen hayatıyla yalnızca kişisel bir yasın değil, toplumsal bir yüzleşmenin de sesi oldu.

Gültekin’in cenazesi, Almanya’nın Köln kentinde defnedilecek. 

33 YILLIK HAFIZA VE ADALET MÜCADELESİNİN SEMBOL İSMİ

PolitiKARS’ın haber sitelerinden derlediği bilgilere göre; Uzun yıllardır Almanya’da yaşayan eğitimci Yeter Gültekin, bir süredir tedavi gördüğü kanser hastalığı nedeniyle önceki gün (18 Şubat) 62 yaşında hayatını kaybetti.

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta gerçekleşen Madımak Katliamı’nda eşi Hasret Gültekin’i yitiren Gültekin, geçen 33 yıl boyunca yalnızca kişisel bir acının değil, adalet arayışının da en görünür isimlerinden biri oldu.

Acı haberi DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat kamuoyuna duyurdu. Fırat, Gültekin’in katliamın unutulmaması, insanlık suçu olarak tanınması ve sorumluların hesap vermesi için yıllar boyunca kararlılıkla mücadele ettiğini vurguladı.

MADIMAK’TA YİTİRİLEN YAŞAM, SÜREN MÜCADELE

Katliam sırasında henüz doğmamış olan oğlu Roni Hasret’in babasını Madımak’ta kaybettiğini her fırsatta dile getiren Yeter Gültekin, anma etkinliklerinde ve dava süreçlerinde aktif rol üstlendi. “Adalet beklenmez, adalet aranır” sözleriyle hafızalara kazınan Gültekin, Madımak’ın geçmişte kalmış bir trajedi değil, yüzleşilmesi gereken bir tarih olduğunu savundu.

Onun için Madımak, yalnızca bir otel yangını değil; toplumsal hafızanın diri tutulması gereken bir kırılma noktasıydı. Katliamın cezasızlıkla anılmaması gerektiğini her platformda dile getirdi.

“BİZİ KATLEDENLER AYNIDIR”

Yeter Gültekin’in 2017 yılında Berlin’de düzenlenen Madımak anmasında yaptığı konuşma, mücadelesinin çerçevesini ortaya koyuyordu. Gültekin, Sivas’ta yaşananların yalnızca geçmişe ait olmadığını belirterek, “Madımak içimizde yanmaya devam ediyor” demişti.

Adaletin beklenerek değil, örgütlü mücadeleyle sağlanabileceğini vurgulayan Gültekin, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekmiş; yalnızca Sivas için değil, ülkede yaşanan tüm siyasi cinayetler ve katliamlar için ortak bir hafıza oluşturulması gerektiğini ifade etmişti. Hrant Dink’in öldürülmesini, Berkin Elvan’ın yaşamını yitirmesini ve benzer acıları hatırlatarak, “Sadece senede bir gün değil, her gün hatırlamak zorundayız” sözleriyle çağrıda bulunmuştu.

Madımak’ın kamulaştırılmasının toplumsal mücadele sayesinde gerçekleştiğini hatırlatan Gültekin, mekânın bir utanç hafızası olarak korunması gerektiğini savunmuştu. Resmî tarihin dışında, tanıklıklara dayanan bir toplumsal tarih yazılması gerektiğini dile getiren Gültekin, özellikle genç kuşaklara belgelerle konuşmanın önemine işaret etmişti.

SÜRGÜN, GÖÇ VE HAFIZA ARASINDA BİR YAŞAM

Uzun yıllardır Almanya’da yaşayan Yeter Gültekin’in hayatı, sürgün ve göç deneyimiyle iç içe geçti. Doğduğu topraklarda yaşama imkânı bulamamanın yarattığı kırgınlığı ve hafızanın yükünü sık sık dile getirdi. Hayatta kalanların omuzlarındaki sorumluluğun ağır olduğunu belirterek, “Hayatta kalıp nefes alabilmenin utancı en ağır yüktür” sözleriyle yaşadığı duyguyu tarif etmişti.

Gültekin’in cenazesinin Almanya’nın Köln kentinde defnedileceği öğrenildi.

Yeter Gültekin, ardında yalnızca kişisel bir yaşam öyküsü değil; 33 yıllık bir adalet arayışını, diri tutulmaya çalışılan bir hafızayı ve kuşaktan kuşağa aktarılmak istenen bir mücadele mirasını bıraktı.

Güncel Haberleri

Öcalan’dan 'Demokratik Entegrasyon' Mesajı.. Yeni Yüzyılın İnşasıdır!
Yasa Dışı Bahis Ağı Çökertildi.. Diyarbekirspor’a ve Şirketlere El Konuldu!
DEM Parti İmralı Heyeti Adaya Gitti.. Öcalan ile Görüşme Gerçekleşecek!