1. HABERLER

  2. KÜLTÜR | SANAT

  3. Perwer'den Açılıma Senfonik DESTEK
Perwerden Açılıma Senfonik DESTEK

Perwer'den Açılıma Senfonik DESTEK

Türkiye'de Haziran ayında yapılması öngörülen genel seçimler yaklaşırken, Kürt sanatçı Şivan Perwer, AKP hükümetinin kredisi bitmiş 'açılım' politikasını canlandırmak için devreye girdi.

A+A-

Kürt sanatçı Şivan Perwer, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı ziyareti ardından yaptığı açıklamada, “açılımın devamı olarak Avrupa’dan Türkiye’ye taşımak üzere” bir senfoni orkestrası projesi oluşturduğunu söyledi. Perwer, TRT 6’ya da “prestij kazandırmak” için önerilerde bulunduğunu söyledi.

Türkiye’de Haziran ayında yapılması öngörülen genel seçimler yaklaşırken, Kürt sanatçı Şivan Perwer, AKP hükümetinin kredisi bitmiş “açılım” politikasını canlandırmak için devreye girdi. Almanya’nın Köln Kenti’ne giden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı, kaldığı otelde ziyaret eden Perwer, “açılıma katkı sağlamak” amacıyla önerilerde bulundu. Perwer, TRT Şeş’ten naklen yayınlanmak üzere, bir filarmoni orkestrasıyla konser vermeyi önerdi.

NTV’de Can Dündar’ın sunduğu anahabere de konuşan Şivan Perwer, görüşme talebinin hem kendisinden hem de Arınç’tan geldiğini söyledi. Arınç’a övgüler dizen Perwer, “çok olumlu, insan sevgisiyle, yurt sevgisiyle dolu” ifadelerini kullandı.

TRT’YE PRESTİJ KAZANDIRACAK

“TRT bir devlet televizyonudur, devletin böyle bir şeyi Kürt sanatının, dilinin hizmetine sokması gayet sevindirici bir şeydir” diyen Perwer, TRT 6 devlet televizyonu olduğu için “daha büyük bir önem taşıdığını” savundu. Perwer, “Bunu bence güçlendirmek gerekiyor. Ve olan tüm programlar gibi değil de, daha değişik, daha yenilikler kazandırmak gerekiyor. Biz bunları konuştuk” diyerek, senfoni orkestrası ile konser vermeyi önerdi. Perwer, “Bence TRT 6 için daha prestijli durum yaratabilir” dedi.

Paris, Londra, Berlin veya Köln gibi Avrupa kentlerinde senfoni orkestraları ile konser düzenlemek istediğini belirterek, Sezen Aksu, Tarkan ya da Sertab Erener’e çağrıda bulunan Perwer, tüm bu çabalarının amacını ise NTV’de şöyle özetledi: “Bu aynı zamanda açılımın devamı olarak Avrupa’dan Türkiye’ye taşımak üzere öyle bir proje oluşturduk.”

Hürriyet gazetesine göre Perver’in çağrısına Sezen Aksu ve Tarkan olumlu yanıt verdi. Tarkan, “Herkesin el ele vermesi gerektiği dünyanın ve insanlığın şu zorlu zamanlarında, Sayın Şivan Perver ile barış ve sevgi için, bütünlüğün refahı için böyle bir müzikal projede yer alabilirim” dedi. Aksu ise şunları söyledi: “Şu anda yoğun bir albüm çalışması içindeyim. Konuyla ilgili bana ve çalışma arkadaşlarıma henüz resmi bir davet gelmedi. Ama beni böyle bir proje içinde görmeleri bana çok mutluluk verdi. Nezaket göstermişler, çok teşekkür ediyorum.”

DEVLET TEKELİNDE SANAT VE KÜLTÜR

Türk hükümeti Şiwan Perwer’i “açılım” projesine başında ve 12 Eylül referandumu öncesi de dahil etmek istemişti. Perwer başta iktidara yakınlaşma yönünde sıcak mesajlar verse de, Kürt kamuoyunun tepkisi üzerine geri adım atarak uzak durmuştu. Ancak öyle görülüyor ki, hem Şivan Perwer sanatın “devlet tekeline” alınmasına karşı çıkmadığı gibi Kürt dili ve kültürünün devlet tekelinde “prestij” kazanması için rol almak istiyor.

Bununla da yetinmeyerek, AKP’nin Kürtler nezdinde hiçbir “prestiji” kalmayan, kredisi tükenmiş “açılım” projesini canlandırmak için de Avrupa’dan soluk kazandırmaya hazırlanıyor. Senfoni orkestrası projesinin “açılımın devamı” olduğunu kabul eden Perwer, acaba Kürt dili ve kültürünü “AKP-sanat” çelişkisinin neresine koyacak. Başbakan Erdoğan’ın sanata “ucube” dediği, iktidarın tarihi mekanlara kepçe vurduğu, antik Allianoi’yi toprağa gömdüğü, Hasankeyf’i sular altında bırakmak için çaba harcadığı bir dönemde bu senfoninin Kürt kültürü, dili ve sanatındaki önemi ne olacak? Kendi ifadelerinde de anlaşılacağı üzere, kültürel değil, siyasal bir etkinlik olacak.

İKTİDARLA İŞBİRLİĞİ Mİ, HALKIN YANINDA OLMAK MI?

Şıvan Perwer’e kültür ve sanat düşmanı iktidarlar karşısındaki sanatçı duruşlarını da hatırlatmak gerekiyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Tunus’taki halk isyanında Amel Mathlouthi gibi genç sanatçılar, eylemlerin ön saflarında yerlerini aldılar. Bu isyan 23 yıllık iktidarın düşmesine yol açtı. Cezayirli şarkıcı Mathlouthi, Quotidien gazetesine verdiği mülakatta, “Benim rolüm her zaman bir sanatçının rolüdür, yaptıkları tercihlerde insanlara şarkılarımla yardım etmeye ve onlara desteklemeye çalışırım” dedi. Genç sanatçı, düzenlediği dayanışma konserleriyle de iktidarın değil, halkın yanında olduğunu gösterdi.

HANGİ AÇILIMA HİZMET EDİYOR

Açılım adı altında yürütülen politikalar sırasında binlerce Kürt gözaltına alındı, aralarında belediye başkanları, insan hakları temsilcileri, sendikacılar, öğrenciler ve sempatizanlar olmak üzere binlercesi halen tutuklu bulunuyor. KCK davasında Kürtçe savunma yapılması engellendiği gibi, Kürtçe “bilinmeyen bir dil” olarak mahkeme kayıtlarına geçti. Kürtler AKP iktidarının açılımını bugün “ihlal” olarak anıyor. İHD’nin 27 Ocak’ta yayınladığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2010 Yılı Hak İhlalleri Raporu'na göre 2010 yılında Kürt illerinde 23 bin 573 ihlal yaşandı. Geçen yıldan bu yana en az 13 Kürt çocuğu devlet güçlerinin silahlı saldırıları ve askeri patlayıcılarla katledildi. Türkiye dünyadaki ifade özgürlüğü sıralamasında ise son sıralarda yer alıyor.

BOŞ BEKLENTİLER Mİ?

Şivan Perwer hangi “açılıma” hizmet ediyor? Bunca yıldır Kürtler Şivan’dan hep kendilerinin yanında olduğunu gösteren gerçek bir sanatçı duruşu bekledi, tıpkı dünyanın birçok yerinde baskılara karşı en önde yer alan birçok sanatçı gibi. Bunun tarihte de sayısız örnekleri var. Ancak Şivan bugüne kadar sürekli hayal kırıklığı yarattı. Belki de artık şunu sormanın zamanı geldi: Neden halen Şivan’dan büyük beklentiler var? Bu beklentilerin artık bir anlamı olabilmesi için Şivan’ın da bu soruyu kendisine sorması gerekecek…

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.