1. HABERLER

  2. KARS HABERLERİ

  3. Kürtçe Alfabede Harfler EKSİK Mİ?
Kürtçe Alfabede Harfler EKSİK Mİ?

Kürtçe Alfabede Harfler EKSİK Mİ?

Kürt dilbilimcileri, 20. yüzyılın başında hazırlanan Kürtçe alfabeyi tartışmaya açtı.

A+A-

Kürt dilbilimcileri, 20. yüzyılın başında Celadet Bedirxan’ın hazırladığı Kürtçe alfabeyi tartışmaya açtı.

1990’larda bir grup aydın arasında yapılan tartışmayı tekrar başlatan konuşan Amerike Serdar olmuştu. “Kürtçe alfabede bazı harfler eksik” görüşü Kürt dilbilimcilerini ikiye ayırdı. Türkiye’deki Kürt aydınları alfabenin yeterli olduğunu, Kafkasya’daki Kürt dilbilimcileri ise ‘5 harf eksik’ diyerek alfabenin eksik olduğunu savunuyor.

Kürtçe okuma yazma modern tarihinde ilk defa bu düzeyde kitlesel ilgiyle karşı karşıya. Kürtçe alfabe sadece elit bir tabaka değil, geniş bir kitle arasında da yaygınca kullanılıyor. Ayrıca birçok ülkede artık Kürtçe bir eğitim ve öğretim dili. Kürtçe için bir dönüm noktası teşkil eden bu dönemde alfabenin pedagojik sorunlara yol açmayacak yeterlilikte olması çok önemli.

UZMAN GÖRÜŞLERİ

Yazar ve Kürt dil bilimci Amerika Serdar, ‘’Dilimizde çok ses var, fakat Latin Alfabemizde bunlara tam karşılık gelen harfler yok. Elbette ki Bedirxan’ın emeklerine büyük saygı duyuyorum, fakat onun geliştirdiği alfabenin biraz düzeltilmeye ve geliştirilmeye ihtiyacı var” diyor.

Ancak başta Kürt PEN Başkanı Zerdesh Haco ve İstanbul Kürt Enstitüsü başkanı Sami Tan olmak üzere birçok aydın buna karşı çıkarak Celadet Bedirxan’ın geliştirdiği alfabenin -bazı eksiklikleri olsa da- ihtiyaca cevap verdiğini belirtiyorlar.

Amerika’nın Sesi Radyosu’ndan Robin Reshvan ise dilin canlı ve sosyal bir varlık olduğu gerçeğinden hareketle değişim ve yenilenmenin sürmesi gerektiğinden yana.

Kürt dil bilimci Ezize Cewo ise alfabenin değişmesi gerektiğini radikal bir şekilde savunuyor. Ezize Cewo’ya göre Kürt dilinin temel sorunları bu gün farklı düzeylerde ve farklı şekillerde tartışılıyor olsa da bu tartışmalar belli sorunlara işaret ediyor. Ona göre tartışmalar sağlıklı yapılmadığı için çoğunca yeni sorunlara yol açıyor, çünkü konu bilimsel normlara uygun şekilde değerlendirilmiyor.

Kürtçenin önemli sorunlarından biri Mir Celadet Bedirxan yaptığı alfabe üzerinden gerçekleşen yazımda ortaya çıkan dil bilgisi sorunları olduğunu belirten Cewo şöyle diyor: “Dünyada üzerinde geliştirme amaçlı araştırma ve inceleme yapılan Latin alfabesi kullanan dillerin özgün alfabelerinin yanında Transkripsiyon (konuşmayı yazılı hale getirme) çalışmaları var. Ayrıca artık uzun süredir dil üzerinde yapılan bilimsel araştırma tarzın kullanılması dil bilimciliğinde genel kabul görüyor.

5 SES (FONEMLER) EKSİK

Elbette ki Celadet Bedirxan bu alfabeyi hazırlarken o dönemin teknik, imkân ve koşullarını göz önünde bulundurmuştur. Dilbilimi (linguistic) üzerine büyük çalışmalar yapılmış ve büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Bu konuda Vilhelm fon Humbolt, de Sosyur, Yesperson, Maks Myuler, Meye, Hyubsman, Sepir, Shmîdt, Trubetskoy, Oratorski ve diğerleri önemli çalışmalar yaptı.

Birçok ulus hala kendi dillerini ve dilbilgisi kurallarını geliştirmek için çalışma yürütüyor.

Bu konuda Sovyetler Birliği içindeki Kürt aydın ve akademisyenlerin önemli çabaları oldu. Qanate Kurdo, Çerkez ê Bek'o, Îsahak Tsûkêrman, Yûlîya Avalîanî, Kerîm Eyûbî, Îraîda Smîrnova, Zerê Yûsûbova, Rûslan Tsabolov bir çok çalışma yaptı. Ve önemli bir deneyim oluştu.

Sovyetler döneminde (Erebê Şemo) Latin harfleriyle geliştirdiği alfabe birkaç fazla harf vardı. Celadet Bedirxan’ın yaptığı alfabede 5 harf (civarında) eksiktir. Bu da Kürtçe sözlüğünde yazım hatalarına ve doğru okuma güçlüklerine yol açıyor.

Bilindiği gibi, dilde ses harflere dönüşmeli, söylemde bir harf değiştiğinde, o kelimenin anlamı değişiyor; yani o ya başka bir kelime oluyor ya da anlamsızlaşıyor. Böyle sesler dilbiliminde fonem (iç ses) olarak adlandırılıyor.

(Örneğin - k'er, kar- k'ar, ku- k'u, ka- k'a, kew- k'ew;

ker- ker', ber- ber', bir- bir', girik- gir'ik, ro- r'o;)

Eğer bir dilin alfabesi, dilbiliminin prensiplerine göre her iç (veya ara) ses bir harfe sahip olacak şekilde kurulursa hem o dilde okuma yazma kolaylaşır hem de o dilin iç yasaları çiğnenmemiş olur.”

DİYALEKTOLOJİ (LEHÇELER) ÜZERİNE TARTIŞILMALI

Kürt PEN Başkanı Zerdeşt Haco aynı fikirde değil. Haco’ya göre Mîr Celadet Bedirxan’ın alfabesi bu aşamada Kuzey Kürdistan Kürtçesine belli bir ölçüde cevap veriyor. Haco’nun görüşleri şöyle:

“Evet hepimiz tarafından görüldü ki Kuzey Kürtçesindeki tüm sesler bu alfabede cevap bulmuyor. Fakat ortak kanı şu ki; Kürdistan’ın hangi bölgesinden olursa olsun bu alfabe ile yazılan metinler çok zorlanmadan güzelce okunup anlaşılıyor. Bence bu konu Kuzey Kürdistan yeterince tartışılmıştır. Bundan sonra dilin diğer dilbilgisi sorunları üzerine eğilmemiz gerekiyor. Örneğin diyalektoloji (lehçeler) sorunu üzerine.”

ALFABENİN SORUNLARI AĞIR DEĞİL AMA DEĞİŞİM SÜRMELİ

Amerika’nın sesi radyosu Kürtçe bölümünden Robin Reşvan alfabeye ilişkin sorunların ağır olmadığını ancak dillerin kullanıcılarının (konuşanlarının) ihtiyacına göre sürekli değiştiğini hatırlatıyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: ‘’Bedîrxan Alfabesi Kürtçe yazımdaki yerini aldı ve Kurmanci yazanlar tarafından kullanılıyor.

Ama unutmamalıyız ki, dil canlı ve sosyal bir varlıktır; dünyadaki değişimler ve konuşanların ihtiyacına göre sürekli değişir. Sadece Hitit yâda Sümerce gibi diller ölüdür ve konuşmacıları olmadığı için değişmezler. Kürtçe gibi canlı bir dil sürekli bir değişim içindedir, bu anlamıyla değişim doğal ve yararlıdır.

Alfabeyi hazırlamanın sebeplerini oluşturan şartlar ve koşullar bizim günkü teknoloji ve internet ihtiyaçlarımız gibidir. O zaman ihtiyaç duyulmayan yâda bilinmeyen birçok şey bu günkü yaşamımızda ortaya çıkıyor.

Bizim dilimize esnek ve makul yaklaşarak alfabemizi bu gün ihtiyaçlarımıza göre yenilemeliyiz. İnanıyorum ki Mîr Celadet şimdi yaşıyor olsaydı bunu görecekti. Mir Celadet’e sevgimiz büyük ve onun bilginliğinden şüphe duymuyoruz. Ama aynı zamanda alfabede bazı değişikliklere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Örneğin; ç, k, p, r, t gibi iki sesli harfler hem yumuşak he de sert seslendiriliyor. Bu ayrımın alfabeye yansıması gerekiyor. Şunu da unutmamalıyız ki kurmanci herkesin ilk konuştuğu dil değil; daha sonra da öğrenenlerin sayısı çok fazladır. Özellikle ülke dışında yaşayan ve dillerini öğrenen çocuklar için bu harfler büyük bir problem oluşturuyor.

Yine Kürtçe öğrenmeye çalışan çok sayıda yabancı (özellikle Amerika da) bu sesleri bir birinden ayırmada sıkıntı yaşıyorlar.

Yine e, h û x farklı seslere sahipler ve bu farklılıklar yazıya yansımalıdır. Değerli yazar Baran Rizgar çalışmalarında seslerin farklılıklarını bir çizgi ile ifade ediyor ki bana göre bu yerinde bir yaklaşımdır. Bence Alfabedeki harflerin sayısı yine 31 olmalıdır ama farklı sesleri yazıda açıkça iade etmenin yolu bulunmalıdır.”

SAMİ TAN; SORUN PARÇALANMIŞLIKLIKTAN KAYNAKLANIYOR

İstanbul Kürt Enstitüsü başkanı ve Kurmanci Gramer’in yazarı Sami Tan ise konun biraz Kürtlerin ve Kürt dilinin parçalanmışlık durumuyla ilgili olduğunu düşünüyor. Tan, alfabe üzerindeki çalışmaların parçalı gerçekleştiğini hatırlatarak şunları söylüyor:

“Latin Kürt alfabesi üzerine çalışmalar Şam, Ermenistan ve Güney Kürdistan’da yürütülmüştür. Ortak bir çalışma için koşullar el vermemiştir. Güney Kürdistan Latin Alfabesini kısa sürede bıraktı. Şam ve Ermenistan’daki çalışmalar ise iki farklı koldan yürütüldü.

Bu iki alandan Sovyet Kürtleri biraz daha dar ve bölgesel kaldı. Fakat Celadet Bedirxan alfabesi -özellikle özgürlük mücadelesinin gelişmesinden sonra - yaygınlaşarak yer edindi. Bazı eksiklikleri olmasına rağmen bugün Hawar Alfabesi Kürtlerin çoğunluğu tarafından kullanılıyor.

Kuzey Kürdistan’da Kürtçe Alfabe üzerine tartışmalar 1990’larda yapıldı ve sonuçlandı. Bence artık böyle tartışmalara gerek yok. Zaten hiçbir alfabede tüm sesleri karşılayan harfler yoktur. Eğer dilimizdeki tüm seslerin alfabede karşılık bulmasını beklersek harf sayısı 40’ı aşacaktır. Ama böyle bir şey mümkün değil. Bu yüzdende Hawar Alfabesinin oturduğunu ve böyle bir tartışmaya artık ihtiyaç kalmadığını düşünüyorum.”

Ancak Kazakistanlı Kürt şair Bariye Bala’ya göre ise Bedirxan alfabesi yetersiz. Amakulov ve Çamîlov’un 1920 de hazırladığı alfabelerin daha iyi olduğunu düşünen Bala, bunların Latin alfabesine uyarlanması gerektiğini savunuyor.

Yine Kürt yazarlarından Newaf Miro ise birçok bağımsız ülke dilin (okuma yazman ve öğrenmenin) kolaylaştırılması için çalışıyor. Miro sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ama biliyoruz ki bu Kürtlerin kendileri için bile hala bir lüks. Bir dil resmi eğitim dili olmadı mı gereksiz bir dil oluyor. Bence de bu konun yeniden tartışılması gerekiyor. Her ne kadar C.Bedirxan’ın eşsiz bir emeği olsa da alfabenin yeniden gözden geçirilmesi şart. Umut ediyorum ki bu konuda aydınlar ve dilbilimciler tarafından tartışılıp bir sonuca bağlanır.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.