• BIST 108.594
  • Altın 144,399
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • Kars 11 °C
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ardahan 13 °C
  • Ağrı 15 °C
  • Artvin 21 °C
  • Erzurum 12 °C
  • Iğdır 21 °C
  • Jezvéé Coffee House Kars'ta

Kılıçdaroğlu Fenomeni

Ali ihsan ALINAK
Deniz Baykal'ın 'oyundan uzaklaştırılması' anlamına gelen yeni dönem ile ilgili söylenecek çok şey var.

Sürecin ipuçları incelendiğinde, komplonun neden ve kimler tarafından yapıldığını da çözümlemek mümkündür. CHP içinde ve dışında Baykal için ‘timsah gözyaşı’ dökenlerin bir gecede saf değiştirmesi çok önemli bir ayrıntıdır.

Neler oluyor! Bu denli hızlı bir saf değişiminin sebepleri nelerdir? Soruları uzatmak gerektiği gibi, basit ve etkili cevaplar ile süreci derinleştirmek mümkündür.

Kılıçdaroğlu… Yeni dönemde ne denli etkin olacak!

2007’nin 19 Şubat’ında KarsHaberleri.com'daki köşemde yayınlanan “Sol ve Türkiye Siyaseti” adlı yazımıda değişimin ne kadar önemli olduğunu analitik bir dil ile ifade etmiştim..

Süreci anımsama ve bundan sonra neler olabilir konusunda daha sağlıklı düşünmemiz için yazımdan yola “CHP Merkezli Sol”un akıbetini değerlendirelim.

Sol ve Türkiye Siyaseti
    …
 “Tek kutuplu Türkiye siyasetinde özellikle SOLUN yeniden örgütlenmesi yada örgütsel ve düşünsel değişimini tamamlayarak ülkenin dengesi olabilmeyi başarmalıdır.

Sol hareket ve partiler kendilerini sorgulamalıdırlar.” Ali İhsan ALINAK

 
“Sol ve sol düşüncenin 90 yılların başında reel anlamdaki çöküşü büyük bir kitle kaybını da beraberinde getirmiştir.

Solcu olmanın giderek değer kaybettiği bir son 15 yıl, yükselen yeni değerler ve siyasi anlayışları beraberinde getirmiştir. Özellikle “Milliyetçi ve İslamcı” söylemlerin iktidara geldikleri bu süreç; ülkenin sahipsiz kalışının da göstergesidir.

12 Eylül, faturasını sol düşünceye ve sol hareketlere kesmiştir. İmha üzerine kurulan bu faşizan baskınin dünyada bir benzerini henüz yaşamamıştır.

Sovyetler ve İran İslam Devrimine karşı geliştirilen Amerikan modelinin etkisi ile Türkiye Solu güdükleşmenin ve kimliksizleşmenin etkisinde kalmıştır.


Halk ve halkın taleplerinden uzaklaşmanın ve “Sağcı Söylemleri” önde tutan siyasi modeli ya da gömleği solculara giydirmenin arayışına gidilmiştir. İnanmanın ve inancın kaybedildiği, yılgınlıkların yoğunlaştığı bu süreç beraberinde ‘teslimiyeti’ getirmiştir.

Solun inanç kaybı; kitle tabanının da sağ partilere meze olmasına sebep olmuştur. Solcuların kendine güvensizliği sağ partilere, milliyetçi ve İslamcılara yaramıştır.
    
Dünyanın Solu, Reel Sosyalizmin kendini yenilemeyen yapısından ötürü, dünya solunda çok ciddi kayıplar yaşanmıştır. Oysa Sol karşıtlarının hoyratça tek kutuplu düzeni geliştirme çabaları, aynı refleksle karşıtını farklı alanlarda bulmaya başlamıştır. Özellikle Latin Amerika’da gelişen sol iktidarlar dikkate değer bir haldedirler.
   
Avrupa’daki solun gelişimi ve kendini ifade biçimi Liberal Sol ve AB Konsept’i temelindedir. Temel mantık insan hakları ve çevrecilik üzerinde kurulmuştur. Uluslararası sömürünün karşıtlığından söz edilmez. Ancak halen cazibe merkezi olabilmeyi başarmaktadırlar. Demokratik refleksler ve insan hakları temelindeki yaklaşımlarının inandırıcılıkları tartışılır durumdadır.
   
Sovyet Bloğunun dağılma sonrası etkileşiminde güdükleşen kendi solu, yeni sömürgeler yaratmanın peşinde koşuyor. Enerjinin kontrolü konusunda ABD ile derinden ve sessizce bir savaş yürütmektedir.
   
Çin Modeli ise sürekli tartışılmaya değer bir yapıdadır. Çin’deki hızlı büyüme Kapitalistlerin iştahını kabartırken beraberinde yeni bir işgal dalgası yaratır etkisini de göstermektedir. Çin herkesi korkuttuğu ve Solcuların da dikkatle incelemesi gereken bir model yaratmıştır. Çin üçüncü Dünyanın kalkınmasına model olabilecek bir takım ilişkiler yarattığı gibi, karşısındaki süper güçlerinde tepkisini almaktadır.
   
Türkiye’nin Solu, geldiği nokta da Dünyadaki yansımalarının benzeri niteliğindedir. Özellikle Ortadoğu ve Ön Asya üzerindeki Kapitalist yayılmacılığın etkisi; güdük ve demokratik olmayan unsurların yeşermesini geliştirdiği gibi, İslami motifler ve terörize olmuş olgular yoğunlaşmıştır.
   
Sol ve milliyetçi unsurların birlikte anıldığı bir ortak payda gelişmesi, elma ile armutların karışmasını andırmaktadır.
   
CHP merkezli sol yapılanmanın “parlamenter muhalefet” dışında yaptıkları sorgulanır niteliktedir. Halk katmanlarının sorunlarına çözüm üretme konusundaki kısır döngüsü kitle tabanını sağ partilere kaptırmaktadır.

Son otuz yılın iktidar profillerinde hep sorgulanması gereken şey “Merkez Solun” kimliksiz siyasetidir.

2000’li yılların görünen ve görünmeyen yüzünde ülkenin kaybettiklerinin ne denli etkin izler bırakacağının incelenmesi gerekmektedir. Bu sorgulamadaki öncelikli madde, kimliği ve misyonu ile ilgili netleşme olmalıdır.

Kendi ile yüzleşen bir Sol hareket kompleksiz bir araya gelebilecek olgunluğa da erişecektir.

Asıl öncelikler ile gündelik yaşamın öne çıkan sorunları konusunda netleşmek gerekliliği şarttır. Bazen kaygılar ve güne dair yorumlamalar genel siyaseti ve ön görüyü yanlış hale getirebilir.

Türkiye’nin öncelikli sorunları konusunda ileriye yönelik siyaset belirleme çalışmaları yapılmalı ve bu konuda netlik kazanılmalıdır. “Denize Düşen Yılana Sarılır” siyaseti çözüm değildir.

Bunun en güzel örneği YÖK konusundaki sol tavırdır. Gerici üniversite örgütlenmesinin mimarı YÖK kurtarıcı gösterilerek, asıl niyetler göz ardı edilmektedir. Bu siyaset ülkeyi yönetenlerin işine yaramaktadır.

Türkiye halkının tarihinde yaşadığı en büyük yoksulluk ve içinden çıkılamaz hale gelen kimliksileştirilmeye yönelik siyaset maalesef üretilemiyor. Halkın tepkisiz ve apolitik yapısına su taşıyan sol siyaset terk edilmeli ve halkın sahipleneceği politikalar geliştirilmelidir.

İslami ve Milliyetçi söylemlerin yönetimde derinlik kazandığı bir süreçte, slogancı siyaset ülkenin geleceğini karartır gözükmektedir. Irak, Ortadoğu, AB ve Kürt Sorunu konusunda gerçekçi siyaset üretme zorunluluğu acil bir haldedir.

Halkı iktidar yapacak ve iç dinamikler ile barış sağlayacak dönüşümün zorunluluğu içinde Sol değişmeli ve değiştirmelidir.

 
Ali İhsan ALINAK
19.02.2007
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PolitiKARS Manşet
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 PolitiKars | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0474) 212 48 79 | Haber Yazılımı: CM Bilişim