Anasayfa Kars Haber Ardahan Iğdır Kafkasya Gündem Dünya Politika Ekonomi Kent-Yaşam Spor Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Söyleşi

Evrim Alataş: Kürt Meselesine Giriş



   MAKALELER
Anasayfaya Dön // MAKALELER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Evrim Alataş: Kürt Meselesine Giriş
11/13/2009   20:20:34

Co iti, ağaçsızlık ve Kürt meselesine giriş...
 
Memleket hareketli. Köşemiz ise siftah... Daha ilk günden ağır ağır mevzuların altına girmeyeyim dedim. Ortaya karışık takılalım; selam niyetine...

Şu sıralar Diyarbakır pek soğuk. Sonbahar dedi mi şair ruhumuz ortaya çıkıp, sarı ile kırmızıya dönüşen yeşile şiirler döktüremiyor buralarda. Çünkü ağaç yok. Var ama az. Şiir yazdıracak kadar değil. Haliyle havalar zırt diye soğuyor; daha ne olduğunu anlayamadan kuyruğumuz donmaya başlıyor. (Anatomi dersi bir: Kürtler kuyrukludur!) Bu kentte herkes toplu hareket ettiğinden domuz gribi de hızlı yayıldı biliyorsunuz. Özellikle Kandil ile Maxmur’dan gelenleri karşılamak için onbinlerce kişi günlerce yakın temas içinde olunca, salgın başladı. Gelenler de grip olmuş. Savaştan ölmediler, töbe töbe, gripten gidecekler... Artık onlar mı getirdi, gelip burada mı kaptılar bilmiyorum. Devletin, gelenlere Habur’da “sevinç gösterisi” adı altında tokalaşmak suretiyle grip virüsü bulaştırttığına dair yaygın bir kanaat var. Hem yoksa ne diye çağrılmışmış dağdakiler, otuz yıl sonra neye icaben gelirlermiş; büyük bir komplo varmış. Bilmiyorum, milletin yalancısıyım ben de... (Emir kuluyum desem heralde uymaz değil mi?)

Ha, ne diyordum, soğuklar, her sene bir dert. Millet kaçak elektrik kullanıyor. Sürekli elektrikler kesiliyor. Elektrik kesilince kaloriferler sönüyor, sular da kesiliyor. Geçen sene elektrik şirketi Kürtçe broşür dağıttı evlere, kaçak elektriğin caiz olmadığını söyledi. Ama yok, millet yine kaçak elektrik kullanıyor. Niye, çünkü odun yok, odun niye yok, ağaç yok! Bakın gördünüz mü yine aynı yere geldik. Ağaç yoook! Evet, Kürt sorunu bir ağaçsızlık sorunudur. Yeşil’in ancak sarı ve kırmızı ile yan yana gelmesi veya tek başına olduğunda ise bulunamaması, son olarak Rusya’da görülmüş olması sorunudur. Bir Yeşil’lik sorunudur. Demek ki Yeşil yakalanırsa, bir sürü şey hallolacak. En azından kışın elektrikler kesilmeyecek. İyi bağladık ha! Benim için de sürpriz oldu.

Devam edelim öyleyse... İşte böyle havalar soğuyor ya, çok şey değişiyor. Hele bir de kar yağsın, görün siz. Mesela çatışmalar azalıyor. Kim demiş “dövüşenler de var bu havalarda”; tamam Ahmed Arif demiş ama onun olduğu yerde ağaç varmış, şiir yazabilmiş. Aslında yok öyle bir şey, soğuk havalarda kimse dövüşmüyor. Hani bırakın silahlı çatışmayı, sopa yiyen bilir, kışın soğukta cop bile çok pis yakar. O nedenle kışın kestane pişirmek daha iyi. Gerçi Osman Pamukoğlu Paşa ile Nefes’in replikleri kışın da pek güzel savaşılabileceğine işaret ediyor ama ben inanmıyorum. Atıyorlar. Benim bildiğim bir Sarıkamış hadisesi vardır bir de önceki senenin sınırötesi... Askerin sırtına otuz kiloluk yük yükletip hadi yallah Zap’a... Sonra da dondu kaldı millet. Yani olmuyor, kimse dövüşmüyor bu havalarda. “Baharı bekleyen kumrular gibi” bekliyorlar havaların ısınmasını. Biz aşağıdakiler kış boyu “ikimiz bir fidanın güller açan dalıyız” diye kardeşlik şarkıları söylesek de kar kalktı mı silahlar konuşuyor. Neyse, daha ona çok var, biz kışın başındayız, canımızı sıkmayalım şimdi. Pestil yiyelim, şarkı söyleyelim, vicdanımızı dinlendirelim.

Ha, bu kış galiba Diyarbakırspor da dinlenecek. Maçlara çıkmayacaklarmış. Yağlanıp kalırlar valla! Ondan sonra git de yeniden eski performansı yakala... Niyeymiş, maçlarda “PKK dışarı” diye slogan atıyorlarmış. Bu ve benzeri ırkçı saldırılar sebebiyle maçlara çıkmamayı düşünüyorlarmış. O zaman sokağa da çıkmayalım be Athletic Bilbao neferlerim. Zira baksanıza Serdar Turgut gibi adamlar var; hem ırkçı hem de cinsel sorunlular. Nereye kadar kaçacaksın! O zaman şöyle diyebiliriz, nasıl ki Kürt sorunu bir ağaçsızlık sorunu ise, ırkçılık sorunu da bir klozetsizlik sorundur (kikikiki)! Uzatmayalım bu kısmı, etrafa sıçratmayalım. Geçelim. Yağlanmayın Diyarbakırsporlular; bakın önümüz kış... Biz kadınlar şanslıyız, nisan itibari ile tüm uzmanlar “aahhh nasıl bikiniye gireceğim” sorusuna cevap bulmaya çalışıyor harıl harıl. Ama sizin için durum farklı. Athletic olunuz efendim! Kim tutar sizi...

Ufak ufak toparlayalım. İlk olunca böyle başıbozuk, ortada debelenen danaya döndü. Kim bıçak yetiştirirse!.. Söylemesi ayıp az sonra “dizim” başlayacak. “Bu kalp seni unutur mu”yu izleyeceğim. 12 Eylül sonrası Diyarbakır Cezaevi gösterilecek. Merak ediyorum, adının bir kışlaya verildiğini görmeden (tüh) öldürülen Esat Oktay Yıldıran işlenecek mi filmde... Bir de iti Co...

Bakacağım hele tutukluların kafalarının sokulduğu boklar ne kadar boktandır, Türkçe ne kadar konuşulur, çok konuşulur?



Evrim ALATAŞ
Taraf Gazetesi

Etiketler :
Anasayfa   Yorum Yaz  Yazdır  Yukarı   Bu Haberi Sayfanıza Ekleyin!

Yorumlar (0)
Kars Bora Gazetesi Kars Denge Gazetesi Kars Denge Gazetesi
Kars Halk Gazetesi Kars Hüryurt Gazetesi Kars Postası Gazetesi
Serhat Kars Gazetesi Kars Ölçek Gazetesi Kars Önder Gazetesi
Radyo Serhat