'İrtica Planı' belgesinin altında imzası olduğu ileri sürülen ve
dün örgüt üyeliği suçundan tutuklanan Albay Çiçek, avukatlarının
itirazı sonucu tahliye edildi.
Kurmay Albay Dursun Çiçek, tutuklanmasının üzerinden 24 saat geçmeden serbest bırakıldı.
'İrtica
ile Mücadele Eylem Planı'nın altında imzası olduğu iddia edilen, Askeri
Savcılığın hakkında 'kavuşturmaya gerek yok' kararı verdiği Çiçek, dün,
8 albay ile Ergenekon savcılarına ifade vermiş ve geceyarısında nöbetçi
mahkeme tarafından tutuklanmıştı.
Albayın
avukatlarının bugün aynı mahkemeye; 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne
sundukları itiraz dilekçesi, 3 hakim tarafından karara bağlandı ve
Dursun Çiçek tahliye edildi. Mahkeme, dün geceki tutuklama kararını ise
tek hakimle almıştı.
"HUKUK İÇİNDE HOŞ BİR GELİŞME"
Kurmay Albay Dursun'un tahliye kararını NTV'ye değerlendiren Ceza Hukuçusu Doç. Yılmaz Yazıcıoğlu, 'gelişmler size ne düşündürüyor? sorusuna şu yanıtı verdi:
Netice
itibarıyla, hukuğun işlediğini söyleyebiliriz. Hukukta yeri olmayan bir
kararın kaldırılabileceğini gördük. Merak ettiğim konu, tutuklama
kararını veren yargıcın bugün ne dediğidir. Delil karartma ya da kaçma
şüpheleri yeterli görülmemiş olacak ki, tahliye kararı verildi. Ben bu
durumu, hukuğun içinde hoş bir gelişme olarak değerlendiriyorum."
"BAŞBUĞ'UN ELİ GÜÇLENDİ"
NTV Siyaset Danışmanı Ruşen Çakır
ise, 'Birbirinin zıttı gelişmeler yaşanıyor, siyaseten nasıl
yorumlarsınız?' sorusuna, "Kamuoyu, her ne kadar yargı bağımsız ise de,
bu işte bir siyasi parmak arayacaktır. MGK'da ve sonrasında yapılan
mini zirvede ne konuşulduğunu bilmiyoruz. Bu durum hükümetin geri adımı
olarak algılanabilir. Hukuk politize edildi ve kamuoyu hukuğu politik
olarak algılıyor; bu önemlidir.
Albayın
tutuklanması, İlker Bağbuğ'un söylediği birçok şeyi geçersiz kılmıştı.
'Kağıt parçası', 'yeni deliller çıkarsa yine askeri mahkemede görülür'
gibi saptamaları, tutuklama kararı ile geçersiz kılınmıştı. Tahliye
ise, Başbuğ'un elini güçlendirecek diyebiliriz. Bir günlük tutuklama
asker-sivil ilişkilerinde yara açmış durumda" yanıtını verdi.
"HEPSİ RUTİN İŞLEM"
Eski Askeri Yargıtay Üyesi Ali fahir Kayacan da, NTV'ye yaptığı değerlendirmede şöyle konuştu:
"Tüm
yaşananlar yargı faaliyetleri içerisinde rutin işlemlerdir; tutuklama
kararı, itiraz, 3 kişilik heyet tarafından inceleme ve tahliye
kararı... Soruşturma dosyası ve ileride açılabilecek dava dikkate
alındığında, yargı erkini etkileme yönünde spekülasyon olmaması
gerekir. Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın verdiği kararla ilgili
dosyaya ek bir delil girmediyse, iki hukukçu, o delillerin albay
Çiçek'in örgüt üyeliğini kanıtladığı kararında iken, diğer 3 hakim ve
askeri hakimler tersi kanaatte. Buradan, aksi düşüncede olan hakimler
haklıdır sonucu çıkmaz ama, demek ki mevcut kanıtların örgüt üyeliği
yönünden kuvvetli suç şüphesine kanıt olmadığı kanaatine varıldı.
Yeniden
tutuklama talep etmek, yeni delil elde edilmesi halinde teorik ve yasal
olarak mümkündür. Ama yeni delil şarttır. Bu olmadan yeniden yapılacak
tutuklama talebini görüşülmez. Zaten savcı da, yeni delil elde etmeden
tutuklama talebinde bulunmaz."
MAHKEMEDEN TEPKİ
Öte
yandan, Beşiktaş Adliyesi'ndeki başka bir süreç de hakimlerin
rahatsızlığı oldu. 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde atanan yeni üyenin
basında yer alması hakimleri rahatsız etti. Dursun Çiçek davasının
görüleceği mahkeme üyelerinin rahatsızlıklarını adliye önündeki
gazetecilere sezdirdiği belirtildi.
Ayrıca alınan bilgiye
göre, İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı, 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin
bir üyesinin izinli olması nedeniyle hakim Faik Saban'ı, bu mahkemede
hafta başından itibaren geçici üye olarak görevlendirdi.