Mardin'in Mazıdağı İlçesi, Bilge Köyü’nde Abdülkadir Çelebi, 4 oğlu ve 3 akrabası tarafından "Korucu" silahlarıyla gerçekleştirilen katliamın arkasından kadın ve toprak kavgası çıktı.
Göç
nedeniyle köyde sadece korucuların kalmasından sonra gidenlerin
toprakları, korucu aileleri arasında paylaşıldı. Ancak, kendilerine az
arazi verildiğini ve haksızlığa uğradığını iddia eden Abdülkadir
Çelebi, köye yeniden dönmek isteyen ailelere tepki gösterdi. Eski
muhtar Hamit Çelebi ile yeni muhtar Cemil Çelebi ise akrabalarının köye
dönüşünü destekledi. Çelebi, ilk sorgusunda, gerekçesini, bir tecavüz
olayına dayandırdı. Abdülkadir Çelebi’nin, bu konuda şunları söyledi:
Tecavüze karşılık kız
"Eski
muhtar Hamit Çelebi ile yeni muhtar Cemil Çelebi’nin ailesinden biri,
bizim ailemizden bir kıza tecavüz etti. Bunun üzerine biz de o ailedeki
kızın, (öldürülen Sevgi Çelebi) bizim ailemize gelin verilmesini
istedik. Ancak bu kızı bize vermedikleri gibi gidip düşmanımız olan
aileye verdiler.
Bu böyle devam eder
Nişan
evine daha önce gidip bunun bozulmasını istedim. Bozulmaması halinde
bunun sonuçlarının çok ağır olacağını söyledim. Ama kabul etmediler.
Kaç kişi öldürmüşüz bilmiyorum"
Sorgucuların, "Çocuk, kadın
herkesi öldürmenizin nedeni neydi?" sorusuna ise katliam
şüphelilerinden birisi şu karşılığı verdi: "Eğer biz çoluk-çocuk
herkesi öldürmemiş olsaydık, ortaya çıkan kan davası nedeniyle ilerde
bizden birilerini öldürürlerdi. O ailelerin tamamının köklerini kazıyıp
bizden intikam alacak kimseyi bırakmamak için hepsini öldürmeye karar
verdik. Köyün dışında olanları da yaşatmayacak ve köklerini
kurutacaktık. Sağ kalanlar varsa onlar da bizim ailelerimizden intikam
almaya çalışırlar. Bu böyle devam edip gider."
KATLİAMDA YENİ BİR İDDİA ORTAYA ATILDI
Mardin’in Mazıdağı ilçesi Bilge köyünde 44 kişinin ölümüyle sonuçlanan kanlı baskında yeni bir iddia ortaya atıldı.
ANKA’nın
bilgi veren bir yetkili, katliamda düğün, gelin ve evlilik gibi töre
faktöründen çok, köye dönüş projesi çerçevesinde, 20 yıl sonra köye
gelen büyük toprak sahiplerinin arazilerinin köy korucuları tarafından
kullanılması olduğunu söyledi.
Yetkili, “Bunan yaklaşık 20 yıl
önce terör nedeniyle köyü boşaltılan ve üzerlerinde büyük topraklar
bulunanlar, köye dönüş projesi çerçevesinde buraya geldiler. Ancak, bu
süre içinde köyde kadastro başladı ve köyde büyük arazileri bulunan
aile, dönüşünde topraklarını alamadı. 20 yıl boyunca bu toprakları
köyde koruculukta yapan Çelebi ailesi kullandı, kadastro ile bu
arazileri üzerine aldılar.
Asıl sorun köydeki kadastro
çalışması ve toprakların kullanımından kaynaklandı. Ancak nişan
herkesin topluca bulunmasına bir vesile oldu. Aksi halde köyün kökünü
neden kazırlar. Köyde mirasçı kalmasın diye. Ve köyde mirasçı
bırakmamak için o aileye yönelik bu katliam gerçekleşti. Üzerinde
durulması gereken en büyük olasılık bu" dedi.
Aynı yetkili,
köye dönüş projesi çerçevesinde, köyünden ayrılıp tekrar köyüne
gelenlerin, eski malvarlıklarına sahip olamadıklarını söyledi. Bu
sorunun bölgede yeni bu tür çatışmaları beraberinde getireceğini
belirten yetkili, “Köyün sahibi aslileri gitti ve korucular bu
köylülerin toprak başta olmak üzere malvarlıklarına sahip çıktılar.
Döndüklerinde malvarlıklarını -ki arazi çok önemli- bulamayanlar, böyle
bir sonucun doğmasına neden oldu" diye konuştu. Yetkili, köye dönüş
projesinin bu sosyal boyutlarının düşünülmeden gerçekleştirildiğini
belirtti ve “bu konuda, ileride böyle acılar yaşanmaması için, ciddi
bir düzenleme gerekli" dedi.