Diyarbakırlı halk ozanı Aşık İhsani, dün geçirdiği beyin kanaması
sonucu tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Yayınlanmış kitapları
ve 20'den fazla albümü bulunan Aşık İhsani ile en son röportajı geçen
yıl yapıldı.
Hayatta iken kendisiyle yapılan son röportajında
Aşık İhsani, çocukluğunu, gençliğini, 68 kuşağını, Deniz Gezmiş'i,
70'li yıllardaki Türkiye devrimci hareketini, çıktığı dünya
seyahatlerini ve eşi Berivan'ı anlatmıştı.
İşte Aşık İhsani ile yapılan en son röportaj:
Diyarbakır'ın
bağrından çıkıp 1960'lı yılların başından itibaren doğru sesini tüm
dünyaya duyuran 68 kuşağının halk ozanı Aşık İhsani, 80'e merdiven
dayayan yaşına rağmen hala elli yıl önceki coşkulu günlerini yaşıyor.
Diyarbakır'da
ağaların toprağında xulamlık (rençber) yaparken, ezen-ezilenin farkına
varır çocuk yaşında. Okul yüzü görmeden o zaman şiir yazmaya başlar.
Saz çalmayı kendi kendine öğrenir. İsmet İnönü'lü Milli Şef Hükümeti'ne
karşı, yeni kurulan Adnan Menderes ve Celal Bayar'ın başında olduğu
Demokrat Parti'yi destekler. 1950'lerden itibaren onların seçim
mitinglerine katılır.
Menderes'in Demokrat Partisi'nin de
aynen CHP gibi halkı ezdiğini, ağaları, beyleri koruduğuna tanık olur.
Bu kez solculuk ağır basar. Şiirleri, şarkıları, kitapları hep solla,
ezilenlerle, ağalar ve beylerin adaletsiz düzeniyle ilgilidir.
27
Mayıs darbesinden sonra hükümetin Başbakan Yardımcısı Fahri Özdilek'in
huzurunda TRT Ankara Radyosu'nda sazıyla şarkı söyler. Şarkıları yine
zorbalar, ağalar, ezilenler üzerinedir...
‘ATIN ŞU KOMÜNİSTİ DIŞARIYA’
Başbakan
Yardımcısı Özdilek salonda hemen tepki gösterir: "Atın şu komünisti
dışarıya" ve anında gözaltına alınır, geceyi nezarette geçirir.
Deniz
Gezmiş ile birlikte Kasım 1967 yılında Amerikan bayrağını yakar ve
gözaltına alınır. Deniz aranırken, en güvenli bulduğu ev Aşık
İhsani'nin evidir.
İhsani, Türkiye İşçi Partisi (TİP)'e üye
olur. Ve yazdığı şiirler, okuduğu şarkılar nedeniyle TIP milletvekili
gazeteci-yazar Çetin Altan tarafından "Sovyet ajanı" olarak suçlanır.
Türkiye'de defalarca gözaltına alınır. Dünyaca ünlü Ana Britannica,
Meydan Larousse gibi ansiklopedi sayfalarına "Aşık İhsani" maddesi
eklenir. "Komünizm propagandası yapmak" suçundan defalarca tutuklanır,
hapis yatar.
BRİGİTTE BARDOT İLE TANIŞIR
Yurtdışına
çıkar. Devlet başkanları, başbakanların huzurunda şarkı okur. Ünü
Türkiye'yi aşar. Avrupa, Avustralya’ya kadar tanınır. Aralarında
sanatçı, manken, balerinlerin de olduğu birden fazla evlilik yapar.
Onlarca kez nişanlanır gönül verdiği her sınıftan genç kızla. Paris'e
yerleşir bir süre. Orada kentin ünlü semti Şanzelize de 60'lı yılların
dünyaca ünlü aktristi Brigitte Bardot ile tanışır ve duygusal ilişki
yaşarlar.
90’LI YILLARDA DİYARBAKIR’A DÖNER
90'lı
yılların sonunda ise doğup büyüdüğü topraklara, Diyarbakır'a geri
döner. Yanında bu kez, "can yoldaşım, arkadaşım" dediği son eşi Berivan
vardır.
Şu an 78 yaşında olan Aşık Ihsani, Diyarbakır doğumlu bir halk sanatçısı. Asıl adı Ihsani Sırlıoğlu.
İki
yaşında iken babasını yitirir. Merkeze bağlı o zaman köy olan Bağıvar
beldesinde annesiyle birlikte yaşar. Ağanın xulamlığını yapar. Hem
tarlalarda çalışır hem çobanlık yapar. Daha çocuk yaşında şeyhin
dergahına gönderilir, müritlik yapar. Müritlik kafasına yatmaz,
çalışmak için sürekli diğer köylere ve şehirlere gitmeye başlar. 17
yaşındayken İstanbul Büyükçekmece Mimar Sinan Köyü'nde maden ocağında
çalışmaya başlar. Maden kapanınca lastik fabrikalarında çalışır daha
sonra Erzurum'a askere gönderilir.
SAZI İLE ANADOLU’YU DOLAŞIR
Askerlik
sonrası kendi kendine saz çalmaya başlar. Sazı ile Anadolu'yu dolaşır.
Bu seyahatlerinin birinde "Manisa Tarzanı" ile tanışır ve bir müddet
yanında kalır. 1957 yılında Uşak Şeker Fabrikası’nda çalışmaya başlar.
Uşak'ta Güllüşah dediği "Sevim" adlı kızla evlenir. "Aşık İhsani ve
Güllüşah" olarak şehir şehir dolaşmaya başlarlar. 50'li yılların
sonunda bu ikili halk tarafından oldukça ilgi görmeye başlar. Aşık
İhsani ve Güllüşah adlı kitapları yapılır.
1958’de Ankara
Radyosu Yurttan Sesler programının şefi Muzaffer Sarısözen tarafından
programa davet edilir. Haftada birgün birlikte radyoda türkü söylemeye
başlarlar. Garip ve Elip adında iki çocukları olur. Anadolu'yu kent
kent, kasaba kasaba dolaşırlar. Köy, kasaba şenliklerine, panayırlara
katılırlar.
SOSYALİZMDE KARAR KILAR
Aşık İhsani bu
dönem şiir de yazmaya başlar. Sadece aşk, sevgi üzerine değil, ekonomi,
politika, toplumsal sorunlar üzerine şiirler yazar, şarkı söyler.
İnönü'nün Milli Şef'liğini yıkmaya karar veren Menderes ve Bayar'ı
destekler seçimlerde.
Ancak seçim sonrası 50'li yılların
ortasında Demokrat Parti'nin de CHP'den arta kalan yanı olmadığını
görür. Ve sosyalizmde karar kılar.
Kasetleri, kitapları,
şiirleri sosyalizm üzerinedir artık. Bazı şiirlerinde suç unsuru
görülür ve defalarca hakkında dava açılır. Cezaevine girer.
"Ülkeye
özgürlük getiren" 27 Mayıs hareketi sonrasında da rahat bırakmazlar
onu. TRT radyosunda yaptığı programlar yasaklanır. Söylediği türküyü
dinlemeye gelen 27 Mayıs hükümetinin Başbakan yardımcısı tarafından,
"Atın şu komünisti" denilerek sahneden indirilir.
POLİTİKAYA ATILIR
Ve
Aşık İhsani politikaya atılır. Türkiye İşçi Partisi'ne üye olur ve
partinin tüm miting, şenliklerinde boy gösterir. 1962’de
milletvekilleri maaşlarına yapılması istenen zam ile ilgili kararın
görüşüldüğü günlerde meclise giderek protesto gösterilerinde bulunur.
Deniz Gezmiş ile birlikte Amerikan karşıtı eylemlerde Amerikan bayrağı yaktıkları için birlikte gözaltına alınır.
Ama
yılmaz, şarkıları, şarkıları hep Amerika karşıtı, düzen karşıtı, sömürü
karşıtıdır. 70'li yıllarda esen 68 kuşağının devrimci ozanı olarak yer
edinir tüm devrimcilerin gönlünde.
BOB DYLAN’A BENZETİLİR
1970'lerin
sonuna doğru yurtdışına çıkar. Almanya, Avustralya ve Belçika'da
televizyon programlarına katılır, ödüller alır. Fransa
Cumhurbaşkanı'ndan İngiltere Kraliçesi'ne dek çeşitli ülkelere devlet
konuğu olarak çağrılır ve ağırlanır. Dünyaca ünlü dergilerde,
gazetelerde hakkında yazılar yayınlanır, röportajlar yapılır. Ezilen
dünyanın sesi olan Bob Dylan'a, Joan Baez'e, Leo Ferre'ye, Charlie
Mingus'a benzetilir.
Le Monde'de o tarihte Aşık İhsani
hakkında yazılan bir yazıda şunlar yazılır: "Yalnızca Vietnam Savaşı'na
karşı koyan dünya ozanlarında görülen açık sözlü sertlik, İhsani
şiirinin ilk göze çarpan özelliğidir. İhsani bu öfkeyi, bu sertliği
halkına karşı olan her şeyi yermekte kullanıyor. Kibarlar belki bu
tondan inciniyorlar ama bu akım, bu hakaret rayına oturmuştur."
‘ÖLENE KADAR SOSYALİST KALACAM...’
12
Eylül, hatta 90 sonrası gençliğinin belki de ismini duymadığı,
şarkısını dinlemediği Aşık İhsani halen Diyarbakır'da yaşıyor. Yıllar
önce Diyarbakır'da bir yerel televizyonda konuk olarak türkü söyleyip
70'li yılları yadetmesinin ardından kimse onun yaşayıp yaşamadığından
habersiz.
İlerleyen yaşına rağmen hala saz çalmaya devam
ediyor. Aynı evi paylaşan ve "can yoldaşım, yol arkadaşım, dostum"
dediği eşi Berivan ile inzivaya çekilmiş gibiler. 78 yaşında ve "ölene
kadar da sosyalist kalacağım" diyor.
ÇETİN ALTAN, ‘SOVYET AJANI’ OLMAKLA SUÇLADI
O
yıllardan kalan unutamadığı tek şey, birlikte eylemlere katıldıkları
Deniz Gezmiş ve aynı partide yer aldıkları TIP milletvikili
gazeteci-yazar Çetin Altan'ın kendisi hakkında söylediği "Bu Sovyet
ajanıdır" sözleri.
"Bakın" diyor, "Ben Diyar-ı Bekir'de yaşıyorum, o adam ise sırça köşkünde."
DENİZ GEZMİŞ EVİNE SIĞINDI
Deniz
Gezmiş hakkında Dolmabahçe de 6. Filo'yu protesto gösterileri
sonrasında arama kararı çıkartılırken, sığındığı ve güvendiği tek yer
Aşık İhsani'nin eviymiş. "Günlerce benim evimde kaldı. Başını
kollarımın üzerine koyup uyurdu" diye anlatıyor Deniz'i. Anarken
gözleri doluyor.
Ve 68 kuşağının devrimci ozanı olarak
gönüllere taht kurmuş olan Aşık İhsani ile can yoldaşı Berivan'ı
başbaşa bırakıp ayrılıyoruz oradan. Türkiye'nin bir dönemine damgasını
vuran 60'lı 70'li yılların coşkulu anıları içinde bırakarak.