• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Kars -12 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ardahan -12 °C
  • Ağrı -9 °C
  • Artvin 0 °C
  • Erzurum -16 °C
  • Iğdır -2 °C
  • Ark Proje Ofisi | KARS

Böbrek Üstü Tümörü Belirtileri

Böbrek Üstü Tümörü Belirtileri
Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. Mahmut Başoğlu, "Böbreküstü bezi adenomu hastalarda; yüksek tansiyon, pozisyon değişimi ile ani düşen t...

Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. Mahmut Başoğlu, "Böbreküstü bezi adenomu hastalarda; yüksek tansiyon, pozisyon değişimi ile ani düşen tansiyon, nabız yüksekliği, göz bozuklukları, deride kıllanma artışı ve gebelerde olduğu gibi çatlaklar gelişmesi, gövdesel şişmanlık, erkeklerde memelerde büyüme gibi muayene bulguları olur" dedi.

OMÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. Mahmut Başoğlu, sürrenal adenolar hakkında bilgi verdi. Prof Dr. Mahmut Başoğlu, "Adrenal bezler, her iki böbreğin üzerinde yerleşmiş üçgen biçiminde, sarı renkli organlardır. Vücut metabolizmasını, su ve tuz dengesini düzenlemelerinin yanı sıra farklı yapıda hormonlar salgılayarak strese cevap oluşturulmasında da rol oynarlar. Sürrenal veya adrenal adenomu, böbreküstü bezinden oluşan tümörlere verilen isimdir. Sıklıkla radyolojik tetkikler sırasında rastlantısal (insidentiloma) olarak tespit edilirler. Bu oluşumlar hormon salgılayanlar veya salgı yapmayanlar olarak ikiye ayrılırlar. Böbreküstü bezi adenomu, bilgisayarlı tomografi ve MRI ile yapılan karın taramalarında yüzde 1-10 sıklıkta rastlanırlar. Otopsi serilerinde adrenal adenomlar ortalama yüzde 3 oranında bildirilmektedir ve yaşla birlikte artış göstermektedir. Erkek ve kadında aynı oranda görülürler. Böbreküstü bezi adenomu, oluşumunda kalıtımın etkisinin sınırlı olduğu bilinmektedir" diye konuştu.

"4 SANTİM ÜZERİNDEKİ BÜYÜKLÜKTEN SONRA KANSER RİSKİ BAŞLAR"

Böbreküstü bezi adenomlarının yüzde 80’inin iyi huylu olduğunu belirten Başoğlu, "Böbreküstü bezi adenomları hormon salgılamazlar, bundan dolayı da belirti vermezler. Geriye kalan yüzde 20’si ise hormon salgılarlar. Kanser olma riskide bulunmaktadır. Hormon salgılayan sürrenal adenomların bir kısmına ‘Feokromasitoma’ adı verilir. Aralıklı ataklar şeklinde gelen çarpıntı, terleme, baş ağrısı ve karın ağrısı yakınmaları şeklinde belirtiler verirler. Kortizol salgılarlarsa‘Cushing sendromu’ adı verilen tablo ortaya çıkar. Bu durumda hastanın vücudu aşırı şişer, deride çatlaklar meydana gelir. Aldosteron salgılayan tümörlerde yüksek tansiyon ve potasyum düşüklüğü yaparlar. Erkeklik hormonu salgıladıklarında aşırı kıllanma görülebilir. Östrojen hormonu salgıladıklarında ise kadınlaşma belirtileri gösterirler. Kanser gelişirse zayıflama ve vücutta kıllanma artışı görülür. Böbreküstü bezi adenomu hastalarda yüksek tansiyon, pozisyon değişimi ile ani düşen tansiyon, nabız yüksekliği (taşikardi), göz bozuklukları (retinopati), deride kıllanma artışı ve gebelerde olduğu gibi çatlaklar gelişmesi, gövdesel şişmanlık (kol ve bacaklar ince kalırken gövdede yağlanma olması), erkeklerde memelerde büyüme (jinekomasti) gibi muayene bulguları olur. Böbreküstü bezi adenomu durumunda 4 santim üzerindeki büyüklükten sonra kanser riski başlar" dedi.

"TEDAVİDE, LAPAROSKOPİK VEYA ROBOTİK CERRAHİ TERCİH EDİLMEKTEDİR"

Tedavide ilk önceliğin böbreküstü bezinin hormonal yönden aktif olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof Dr. Mahmut Başoğlu, "Endokrinoloji Uzmanı tarafından kortizon testi araştırmaları, idrarda metanefrin kreatinin oranı, renin aldosteron oranı gibi araştırmalar yapılır. Sonuçlarda bozukluk belirlenmesi durumunda Endokrinoloji Uzmanı tarafından çeşitli ilaçlarla tedavileri düzenlenir ve daha sonra hasta ameliyat için cerraha gönderilir. Böbreküstü bezi adenomu tedavisinde günümüzde giderek artan sıklıkta laparoskopik veya robotik cerrahi ile ameliyat tercih edilmektedir. OMÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Dalı’nda bu ameliyatlar üç veya dört delikten laparoskopik olarak güvenle yapılmaktadır. Laparoskopik ameliyatın avantajı ameliyat ağrının daha az olması, erken işe dönülmesi ve bir veya yarım santimlik deliklerden büyük ve kötü görünümlü kesi izleri olmadan ameliyatın güvenle yapılmasıdır" şeklinde konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yeni Trend 'Düğün Estetiği'24 Ekim 2017 Salı 16:20
  • 2 Saatte 30 Yaş Gençleşmenin Formülü16 Ekim 2017 Pazartesi 11:32
  • 100 Erkeğin 65’i Jinekomasti13 Ekim 2017 Cuma 10:02
  • 8 Soruda Lazer Epilasyon28 Eylül 2017 Perşembe 14:35
  • Genital Estetik ile Kadınlar Mutlu Oluyor28 Eylül 2017 Perşembe 10:46
  • Bel ve Boyun Fıtıklarında Ameliyatsız Çözüm26 Eylül 2017 Salı 11:01
  • Kalıcı Makyaj Yaptırırken Dikkat22 Eylül 2017 Cuma 10:29
  • Sarkık Göz Kapağı Yorgunluk Sebebi23 Ağustos 2017 Çarşamba 13:06
  • Kısır Erkeklerde Kanser Riski Daha Fazla18 Ağustos 2017 Cuma 11:07
  • 'Burun Estetiği'nde Rinoplasti Yöntemi15 Ağustos 2017 Salı 12:34
  • PolitiKARS Manşet
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 PolitiKars | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0474) 212 48 79 | Haber Yazılımı: CM Bilişim