• BIST 104.001
  • Altın 145,495
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Kars 15 °C
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ardahan 18 °C
  • Ağrı 21 °C
  • Artvin 25 °C
  • Erzurum 15 °C
  • Iğdır 30 °C
  • Jezvéé Coffee House Kars'ta

Böbrek Üstü Tümörü Belirtileri

Böbrek Üstü Tümörü Belirtileri
Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. Mahmut Başoğlu, "Böbreküstü bezi adenomu hastalarda; yüksek tansiyon, pozisyon değişimi ile ani düşen t...

Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. Mahmut Başoğlu, "Böbreküstü bezi adenomu hastalarda; yüksek tansiyon, pozisyon değişimi ile ani düşen tansiyon, nabız yüksekliği, göz bozuklukları, deride kıllanma artışı ve gebelerde olduğu gibi çatlaklar gelişmesi, gövdesel şişmanlık, erkeklerde memelerde büyüme gibi muayene bulguları olur" dedi.

OMÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. Mahmut Başoğlu, sürrenal adenolar hakkında bilgi verdi. Prof Dr. Mahmut Başoğlu, "Adrenal bezler, her iki böbreğin üzerinde yerleşmiş üçgen biçiminde, sarı renkli organlardır. Vücut metabolizmasını, su ve tuz dengesini düzenlemelerinin yanı sıra farklı yapıda hormonlar salgılayarak strese cevap oluşturulmasında da rol oynarlar. Sürrenal veya adrenal adenomu, böbreküstü bezinden oluşan tümörlere verilen isimdir. Sıklıkla radyolojik tetkikler sırasında rastlantısal (insidentiloma) olarak tespit edilirler. Bu oluşumlar hormon salgılayanlar veya salgı yapmayanlar olarak ikiye ayrılırlar. Böbreküstü bezi adenomu, bilgisayarlı tomografi ve MRI ile yapılan karın taramalarında yüzde 1-10 sıklıkta rastlanırlar. Otopsi serilerinde adrenal adenomlar ortalama yüzde 3 oranında bildirilmektedir ve yaşla birlikte artış göstermektedir. Erkek ve kadında aynı oranda görülürler. Böbreküstü bezi adenomu, oluşumunda kalıtımın etkisinin sınırlı olduğu bilinmektedir" diye konuştu.

"4 SANTİM ÜZERİNDEKİ BÜYÜKLÜKTEN SONRA KANSER RİSKİ BAŞLAR"

Böbreküstü bezi adenomlarının yüzde 80’inin iyi huylu olduğunu belirten Başoğlu, "Böbreküstü bezi adenomları hormon salgılamazlar, bundan dolayı da belirti vermezler. Geriye kalan yüzde 20’si ise hormon salgılarlar. Kanser olma riskide bulunmaktadır. Hormon salgılayan sürrenal adenomların bir kısmına ‘Feokromasitoma’ adı verilir. Aralıklı ataklar şeklinde gelen çarpıntı, terleme, baş ağrısı ve karın ağrısı yakınmaları şeklinde belirtiler verirler. Kortizol salgılarlarsa‘Cushing sendromu’ adı verilen tablo ortaya çıkar. Bu durumda hastanın vücudu aşırı şişer, deride çatlaklar meydana gelir. Aldosteron salgılayan tümörlerde yüksek tansiyon ve potasyum düşüklüğü yaparlar. Erkeklik hormonu salgıladıklarında aşırı kıllanma görülebilir. Östrojen hormonu salgıladıklarında ise kadınlaşma belirtileri gösterirler. Kanser gelişirse zayıflama ve vücutta kıllanma artışı görülür. Böbreküstü bezi adenomu hastalarda yüksek tansiyon, pozisyon değişimi ile ani düşen tansiyon, nabız yüksekliği (taşikardi), göz bozuklukları (retinopati), deride kıllanma artışı ve gebelerde olduğu gibi çatlaklar gelişmesi, gövdesel şişmanlık (kol ve bacaklar ince kalırken gövdede yağlanma olması), erkeklerde memelerde büyüme (jinekomasti) gibi muayene bulguları olur. Böbreküstü bezi adenomu durumunda 4 santim üzerindeki büyüklükten sonra kanser riski başlar" dedi.

"TEDAVİDE, LAPAROSKOPİK VEYA ROBOTİK CERRAHİ TERCİH EDİLMEKTEDİR"

Tedavide ilk önceliğin böbreküstü bezinin hormonal yönden aktif olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof Dr. Mahmut Başoğlu, "Endokrinoloji Uzmanı tarafından kortizon testi araştırmaları, idrarda metanefrin kreatinin oranı, renin aldosteron oranı gibi araştırmalar yapılır. Sonuçlarda bozukluk belirlenmesi durumunda Endokrinoloji Uzmanı tarafından çeşitli ilaçlarla tedavileri düzenlenir ve daha sonra hasta ameliyat için cerraha gönderilir. Böbreküstü bezi adenomu tedavisinde günümüzde giderek artan sıklıkta laparoskopik veya robotik cerrahi ile ameliyat tercih edilmektedir. OMÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Dalı’nda bu ameliyatlar üç veya dört delikten laparoskopik olarak güvenle yapılmaktadır. Laparoskopik ameliyatın avantajı ameliyat ağrının daha az olması, erken işe dönülmesi ve bir veya yarım santimlik deliklerden büyük ve kötü görünümlü kesi izleri olmadan ameliyatın güvenle yapılmasıdır" şeklinde konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dünya Şişmanlıyor13 Haziran 2017 Salı 21:46
  • Tatil Öncesi Estetik Dokunuşlar11 Haziran 2017 Pazar 10:12
  • Arı Sokması ve Alerjisine Dikkat06 Haziran 2017 Salı 13:31
  • Çocuğunuza “Aşkım-Hayatım” Demeyin!15 Mayıs 2017 Pazartesi 13:40
  • Kelliğe Neden Olan Hücreler İlk Kez Keşfedildi10 Mayıs 2017 Çarşamba 12:47
  • Göz Kapak Düşüklüğüne Dikkat06 Mayıs 2017 Cumartesi 10:17
  • Sezaryen Oranı Arttı, Uzmanlar Uyardı29 Nisan 2017 Cumartesi 10:56
  • Ölüm Nedeni İstatistikleri Açıklandı27 Nisan 2017 Perşembe 10:19
  • Vajinismus Tedavisinde Hipnoz16 Nisan 2017 Pazar 10:28
  • Cilt Rengini Limonla İki Ton Açmak Mümkün05 Nisan 2017 Çarşamba 10:42
  • PolitiKARS Manşet
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 PolitiKars | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0474) 212 48 79 | Haber Yazılımı: CM Bilişim