• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Kars -10 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ardahan -11 °C
  • Ağrı -11 °C
  • Artvin 8 °C
  • Erzurum -10 °C
  • Iğdır -2 °C
  • Ark Proje Ofisi | KARS

Adet Düzensizliği Sağlık Sorununa İşaret Ediyor

Adet Düzensizliği Sağlık Sorununa İşaret Ediyor
Adet düzensizliği konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Bülent Tıraş, düzensizliğin nedenlerini, tedavi yöntemini, hamilelik ile arasındaki ilişkiyi anlattı. Adet düzensizliklerini sık yaşanması, sağlık...

Adet düzensizliği konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Bülent Tıraş, düzensizliğin nedenlerini, tedavi yöntemini, hamilelik ile arasındaki ilişkiyi anlattı. Adet düzensizliklerini sık yaşanması, sağlık sorunlarına işaret ediyor.

Ergenlik döneminden sonra kız çocuklarının ayda bir defa olmak üzere adet kanaması yaşadığını söyleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp bebek Bölüm Direktörü Prof. Dr. Bülent Tıraş, ’’Türkiye’de adet görme yaşı 11-14 arasındadır. Adet kanamasının ilk başladığı yıllarda adet düzensizlikleri söz konusu olabilir. Bu durum 2-3 yıl içerisinde düzelecektir. Adetin görüldüğü ilk dönemlerde adet kanamasının düzensiz olması normaldir ancak normal sağlık koşullarında adet kanamalarının yoğunluğu ve sıklığının düzene girmiş olması gerekir. Adet kanamasının yoğunluğu ve sıklığı her ay aynı olmalıdır. Adet düzeninde bir iki günlük sapmalar olabilir. Ancak iki adet arası süre her ay değişiyor, adet süresi bir ay 3 diğer ay 7 oluyor ise adet düzensizliğinden bahsedilir. Bu durumun sık yaşanması ise bir sağlık sorununa işaret eder’’ dedi.

İki adet arasındaki sürenin 21 günden kısa ya da 35 günden uzun olmasının, kanamaların 7 günden uzun sürmesinin normal olduğunu belirten Tıraş, ’’Bu gibi durumlarda mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir. Bunun dışında şayet 16 yaşına kadar adet dönemi başlamamış ise ya da adet 10 yaşından önce başlamış ise mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır’’ diyerek sözlerini sürdürdü.

ADET DÜZENSİZLİKLERİNİN NEDENLERİ

Her kadının genetik ve biyolojik özellikleri farklıdır diyen Tıraş, ’’Bu sebeple de her kadının adet düzeni kendine özgüdür. En ideal kabul edilen adet düzeni 28 günde birdir ve dört gün sürmektedir. Ancak bu durum her kadında farklı cereyan etmektedir. Şayet bir kadının adet düzeni 30 günde birse ve adetler 5 gün sürüyorsa bu da kadına göre normaldir. Ancak bu düzen 25 günde bir ve 7 gün süreyle gerçekleşmeye başladıysa bu noktada bir düzensizlikten bahsetmek söz konusudur. Bu bağlamda kadının adet dönemlerindeki düzensizliklerin en önemli sebeplerinin organik ve hormonal kaynaklı olduğunu söylemek mümkündür. Örneğin kadının yumurtalık, rahim gibi üreme organlarının anatomik bozuklukları, miyom, polip, kist gibi normal dışı oluşumlar gibi organik sebepler kadınlarda adet düzensizliği sebeplerinin yaklaşık olarak yüzde 25’ini oluşturmaktadırlar. Bunların dışında yumurtalıklardan salgılanan hormon bozuklukları, tiroid bezindeki hormon sorunları ve uzun süre kullanılan doğum kontrol hapları kadınlarda adet düzensizliğine yol açmaktadırlar. Tüm bunlarla beraber adet kanamalarında geçici, kısa süreli düzensizliklere yol açan en önemli etkenler stres, depresyon, bir yakının kaybı gibi psikolojik sebeplerdir. Kişinin psikolojik durumundaki dengesizlikler, çalkantılar beyin fonksiyonlarını ve dolayısıyla hormon salgılarını da etkilediğinden psikolojik anlamda rahat olmayan kişinin pek çok fonksiyonu olduğu gibi üremem ve yumurtlama fonksiyonları da gerektiği gibi çalışmaz’’ diye konuştu.

ADET DÜZENSİZLİĞİ VE GEBE KALMA ARASINDA NASIL BİR İLİŞKİ VARDIR?

’’Düzenli adet görmek, yumurtlama düzeninin stabil olarak işlediğinin ifadesi olabilir. Bundan dolayı da çocuk sahibi olmak isteyen kadınların adet düzenine dikkat etmesi gerekir’’ ifadelerine bulunan Tıraş, bebek sahibi olmak isteyen kadınların adet düzensizliği durumunda erken dönemde bir uzmana başvurması gerektiğini vurguladı.

ADET DÜZENSİZLİĞİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Adet düzensizliği sorununun tedavisi için ilk olarak mutlaka buna sebep olan faktörün tespit edilmesi gerektiğini dile getiren Tıraş, ’’Sorunun kaynağına göre tedavi yöntemi planlanmalıdır. Sorunun kaynağı için ilk olarak jinekolojik muayene, ultrason ve diğer tetkikler yapılmalıdır. Rahimde, yumurtalıklarda ya da vajinada polip, miyom, tümör gibi anatomik bir sorun varsa cerrahi müdahale yapılır ki bu da, laparoskopi adı verilen kapalı ameliyat yöntemidir. Sorun hormonal kaynaklı ise hormon salgılarını düzenleyici ilaç tedavisine başlanabilir’’ diyerek sözlerini noktaladı.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yeni Trend 'Düğün Estetiği'24 Ekim 2017 Salı 16:20
  • 2 Saatte 30 Yaş Gençleşmenin Formülü16 Ekim 2017 Pazartesi 11:32
  • 100 Erkeğin 65’i Jinekomasti13 Ekim 2017 Cuma 10:02
  • 8 Soruda Lazer Epilasyon28 Eylül 2017 Perşembe 14:35
  • Genital Estetik ile Kadınlar Mutlu Oluyor28 Eylül 2017 Perşembe 10:46
  • Bel ve Boyun Fıtıklarında Ameliyatsız Çözüm26 Eylül 2017 Salı 11:01
  • Kalıcı Makyaj Yaptırırken Dikkat22 Eylül 2017 Cuma 10:29
  • Sarkık Göz Kapağı Yorgunluk Sebebi23 Ağustos 2017 Çarşamba 13:06
  • Kısır Erkeklerde Kanser Riski Daha Fazla18 Ağustos 2017 Cuma 11:07
  • 'Burun Estetiği'nde Rinoplasti Yöntemi15 Ağustos 2017 Salı 12:34
  • PolitiKARS Manşet
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 PolitiKars | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0474) 212 48 79 | Haber Yazılımı: CM Bilişim