• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kars 9 °C
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ardahan 10 °C
  • Ağrı 11 °C
  • Artvin 18 °C
  • Erzurum 7 °C
  • Iğdır 17 °C
  • Jezvéé Coffee House Kars'ta

Adet Düzensizliği Sağlık Sorununa İşaret Ediyor

Adet Düzensizliği Sağlık Sorununa İşaret Ediyor
Adet düzensizliği konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Bülent Tıraş, düzensizliğin nedenlerini, tedavi yöntemini, hamilelik ile arasındaki ilişkiyi anlattı. Adet düzensizliklerini sık yaşanması, sağlık...

Adet düzensizliği konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Bülent Tıraş, düzensizliğin nedenlerini, tedavi yöntemini, hamilelik ile arasındaki ilişkiyi anlattı. Adet düzensizliklerini sık yaşanması, sağlık sorunlarına işaret ediyor.

Ergenlik döneminden sonra kız çocuklarının ayda bir defa olmak üzere adet kanaması yaşadığını söyleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp bebek Bölüm Direktörü Prof. Dr. Bülent Tıraş, ’’Türkiye’de adet görme yaşı 11-14 arasındadır. Adet kanamasının ilk başladığı yıllarda adet düzensizlikleri söz konusu olabilir. Bu durum 2-3 yıl içerisinde düzelecektir. Adetin görüldüğü ilk dönemlerde adet kanamasının düzensiz olması normaldir ancak normal sağlık koşullarında adet kanamalarının yoğunluğu ve sıklığının düzene girmiş olması gerekir. Adet kanamasının yoğunluğu ve sıklığı her ay aynı olmalıdır. Adet düzeninde bir iki günlük sapmalar olabilir. Ancak iki adet arası süre her ay değişiyor, adet süresi bir ay 3 diğer ay 7 oluyor ise adet düzensizliğinden bahsedilir. Bu durumun sık yaşanması ise bir sağlık sorununa işaret eder’’ dedi.

İki adet arasındaki sürenin 21 günden kısa ya da 35 günden uzun olmasının, kanamaların 7 günden uzun sürmesinin normal olduğunu belirten Tıraş, ’’Bu gibi durumlarda mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir. Bunun dışında şayet 16 yaşına kadar adet dönemi başlamamış ise ya da adet 10 yaşından önce başlamış ise mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır’’ diyerek sözlerini sürdürdü.

ADET DÜZENSİZLİKLERİNİN NEDENLERİ

Her kadının genetik ve biyolojik özellikleri farklıdır diyen Tıraş, ’’Bu sebeple de her kadının adet düzeni kendine özgüdür. En ideal kabul edilen adet düzeni 28 günde birdir ve dört gün sürmektedir. Ancak bu durum her kadında farklı cereyan etmektedir. Şayet bir kadının adet düzeni 30 günde birse ve adetler 5 gün sürüyorsa bu da kadına göre normaldir. Ancak bu düzen 25 günde bir ve 7 gün süreyle gerçekleşmeye başladıysa bu noktada bir düzensizlikten bahsetmek söz konusudur. Bu bağlamda kadının adet dönemlerindeki düzensizliklerin en önemli sebeplerinin organik ve hormonal kaynaklı olduğunu söylemek mümkündür. Örneğin kadının yumurtalık, rahim gibi üreme organlarının anatomik bozuklukları, miyom, polip, kist gibi normal dışı oluşumlar gibi organik sebepler kadınlarda adet düzensizliği sebeplerinin yaklaşık olarak yüzde 25’ini oluşturmaktadırlar. Bunların dışında yumurtalıklardan salgılanan hormon bozuklukları, tiroid bezindeki hormon sorunları ve uzun süre kullanılan doğum kontrol hapları kadınlarda adet düzensizliğine yol açmaktadırlar. Tüm bunlarla beraber adet kanamalarında geçici, kısa süreli düzensizliklere yol açan en önemli etkenler stres, depresyon, bir yakının kaybı gibi psikolojik sebeplerdir. Kişinin psikolojik durumundaki dengesizlikler, çalkantılar beyin fonksiyonlarını ve dolayısıyla hormon salgılarını da etkilediğinden psikolojik anlamda rahat olmayan kişinin pek çok fonksiyonu olduğu gibi üremem ve yumurtlama fonksiyonları da gerektiği gibi çalışmaz’’ diye konuştu.

ADET DÜZENSİZLİĞİ VE GEBE KALMA ARASINDA NASIL BİR İLİŞKİ VARDIR?

’’Düzenli adet görmek, yumurtlama düzeninin stabil olarak işlediğinin ifadesi olabilir. Bundan dolayı da çocuk sahibi olmak isteyen kadınların adet düzenine dikkat etmesi gerekir’’ ifadelerine bulunan Tıraş, bebek sahibi olmak isteyen kadınların adet düzensizliği durumunda erken dönemde bir uzmana başvurması gerektiğini vurguladı.

ADET DÜZENSİZLİĞİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Adet düzensizliği sorununun tedavisi için ilk olarak mutlaka buna sebep olan faktörün tespit edilmesi gerektiğini dile getiren Tıraş, ’’Sorunun kaynağına göre tedavi yöntemi planlanmalıdır. Sorunun kaynağı için ilk olarak jinekolojik muayene, ultrason ve diğer tetkikler yapılmalıdır. Rahimde, yumurtalıklarda ya da vajinada polip, miyom, tümör gibi anatomik bir sorun varsa cerrahi müdahale yapılır ki bu da, laparoskopi adı verilen kapalı ameliyat yöntemidir. Sorun hormonal kaynaklı ise hormon salgılarını düzenleyici ilaç tedavisine başlanabilir’’ diyerek sözlerini noktaladı.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Eşler Arasında Kıskançlık Problemine Dikkat01 Temmuz 2017 Cumartesi 14:57
  • Dünya Şişmanlıyor13 Haziran 2017 Salı 21:46
  • Tatil Öncesi Estetik Dokunuşlar11 Haziran 2017 Pazar 10:12
  • Arı Sokması ve Alerjisine Dikkat06 Haziran 2017 Salı 13:31
  • Çocuğunuza “Aşkım-Hayatım” Demeyin!15 Mayıs 2017 Pazartesi 13:40
  • Kelliğe Neden Olan Hücreler İlk Kez Keşfedildi10 Mayıs 2017 Çarşamba 12:47
  • Göz Kapak Düşüklüğüne Dikkat06 Mayıs 2017 Cumartesi 10:17
  • Sezaryen Oranı Arttı, Uzmanlar Uyardı29 Nisan 2017 Cumartesi 10:56
  • Ölüm Nedeni İstatistikleri Açıklandı27 Nisan 2017 Perşembe 10:19
  • Vajinismus Tedavisinde Hipnoz16 Nisan 2017 Pazar 10:28
  • PolitiKARS Manşet
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 PolitiKars | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0474) 212 48 79 | Haber Yazılımı: CM Bilişim